Anahtarlık

Anahtarlık

  • WpView
    Reads 17
  • WpVote
    Votes 3
  • WpPart
    Parts 7
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Jun 10, 2024
"Gerçekten benimle konuşurken utanmıyor musun?" "Ne?! Neden utanmam gerekiyormuş?" "Bilmiyorum... Sadece... ilk defa birisiyle bu kadar vakit geçirdim. İlk defa birisi beni korudu, savundu." "İnsanlar ne kadar özel ve değerli olduğunun farkında değiller Öykü. Ve sende farkında değilsin." "Ne..." "Özelsin, farklısın -iyi anlamda- ve değerlisin. Farkında değilsin sadece." -Aynı annemin söylediği kelimeler...- "Annem de böyle söylerdi." Dedi Öykü hafifçe gülerek. "Annen çok haklı. Bir gün fark edeceksin, bir gün hazır olduğunda her şey istediğin gibi olacak." "Ne demek istiyorsun?" "Sadece bekle ve gör. Zamanı gelince anlayacaksın." . Bir anne tek başına, görmediğini yeni öğrendiği, bebeğine bakmak zorunda kalmasıyla büyük bir çöküş içerisine girer. Hayatını sadece küçük kızı Öykü'ye adama kararıyla kızı dışında kimseye değer vermez. Sadece kızı için yaşar. Sonrasında ergenliğe giren küçük Öykü'nün yaşadığı zorluklar ve hayatına girip çıkan herkes ona bir ders olmuştur. Asla kimseye güvenmeyecek ve asla hayatına annesi dışında birisini almayacaktır. Ta ki o güne kadar.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Kanlı Lordun Gelini
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KORDELYA
  • FIRTINA ZAMANI
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KIZIL GECE
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı) -Tamamlandı-
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines