MÜDDESSİR

MÜDDESSİR

  • WpView
    Reads 69,921
  • WpVote
    Votes 5,371
  • WpPart
    Parts 42
WpMetadataReadComplete Mon, May 6, 2024
"Daha dünün yorgunluğunu atamadan bugün oluyor, ve emin olun endişemiz yarın... Oysaki zamanı yaratanı, imtihanlar verip, nasipler göndereni hiç zikretmiyor kalbimiz.. Bizi yokdan var edeni, duâ'larımıza icabet edeni, imtihanlarla sınayıp, mükafatlarla taçlandıranı... Hiç kimsesizlerin kimsesi olanı, en merhametliyi, ve Alemlerin Rabbini unutuyoruz... Bizi huzuruna günde beş kere davet edip, icabete kutlu bir mükafat saklayanı, bizlere değer veren en değerliyi unutuyoruz... Ömrümüzü bereketli kılıp, bir ezan ile geldiğimiz şu dünyada, bize en değerliye ulaşma şansı vereni, sonunda bitmek bilmeyen huzurlu bir ebediyeti bizlere lutuf kılanı unutuyoruz... Konuşacak kimsem yok derken, bizlere en kutsal kelamı gönderen, doğanın her bir ayrıntısına mücizeler, görülmesi için ince manalar saklayıp gönlümüzü okşayanı unutuyoruz... En affedici olanı, bizi kainatta en çok seveni, hiç bitmeyen merhamet pınarını unutuyor, şükrü hiç hatırlamıyoruz... Oysa farketmesek'de ruhumuz acı içinde, çünkü ruhlar yalnız Allahı anmak ile huzur bulur. bize her türlü imkan sağlayıp,hep yanımızda, hatta bize bizden daha yakın olanı, bizi bizden iyi bileni unutuyoruz... " ........................ İnstagram :Semanur7076 🌿
All Rights Reserved
#46
islamikurgu
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI
  • KURTBEY
  • Aile Sırları
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • Kurbanlık Öküz
  • ISSIZ ADA (+18)
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • come back to me
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  •  ABİLERİM Mİ?

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

More details
WpActionLinkContent Guidelines