Yedi Deli
  • WpView
    LECTURAS 8,369
  • WpVote
    Votos 1,115
  • WpPart
    Partes 35
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación dom, abr 19, 2026
Özel Kuvvetlerden ihrac edilen Yedi asker, tüm terör örgütlerini tek ele toplayan bir imparatorluğun ülkeyi ele geçirmesi üzerine göreve çağırılır. Alınacak intikamlar, tutulacak sözler, yarım kalan aşklar ve en önemlisi şehitlerin kanını yerde bırakmamak üzere arkalarına bakmadan tarih yazan atalarına yakışır şekilde savaşırlar. Savaş sadece silahla değil, akılla da yapılır. "Bize bir ülke bıraktı, bayrak bıraktı, marş bıraktı, özgürlük bıraktı, Cumhuriyet bıraktı. Bizim o mavi gözlüye sözümüz var. Bir daha Atatürk gelmeyecek bu ülkeye ama biz onun verdiği topraklarda doğup büyümüş evlatlar olarak hepimiz onun sarı saçından bir tel olacağız. Onun saçının teli bile olamayacağız belki ama uğraşacağız. Allah bu ülkeye bir daha İstiklal Marşı yazdırmayacak!" Sandalyelerimizi sertçe geriye atıp hepimiz selam verdik. "Emredersiniz komutanım!"
Todos los derechos reservados
#88
asker
WpChevronRight
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • AZE
  • EŞİM DOSTUM
  • Kalbim Seni Arıyor | Yarı Texting
  • KIRIK PUSULA
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Son Düdük
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • HIRÇIN DALGA
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido