
Üstüne bastığım için ezilen çimler çıplak ayaklarima kendi rengini veriyordu hafif hafif.kapadığım toprak gözlerimse güneş ışığından koruyordu hayallerimi imkansız olan hayallerimi.imkansız değildir hiçbirsey deniliyor ama imkansiz olan çok şey var hayatta yada hayatımda Düşünüyordum.çimlerin üzerinde kulaklıklarımla yürürken düşünüyordum ne yapmam gerektiğini, düşünüyordum nasıl umudumu kaybetmiyeceğimi,düşünüyordum nasıl yaşayacağımı ve düşünüyordum gerçekten nasil mutlu olacağımı hiçbirine bi cevabım yoktu tabi herzamanki gibi... Bu muhteşem yürüyüşümün bitmesine sebep olan sey gelmişti tabi "lidya" diye bağırdı konağın kapısının önünde babam olucak adam.adam demek bile fazla bu kansıza."efendim" bağırarak karşılık vermiştim bende sesim duyulsun diye tabii " süslendinmi? yoldalarmış"dedi piç cevap vermeden konağa doğru yürüdümTodos los derechos reservados
1 parte