Acıyı tarif etmem istenseydi eğer "evsizlik" derdim. Para kazanılırdı, yalnızlık biterdi, aile kurulurdu, ama evsizlik bitmezdi. Bir kere kaybolunca bir daha bulunmak zor oluyordu, bitti dediğinde başlıyordu asıl zorluklar.
Bir labirent içinde kayboluyorduk ve çıkış kapısını bulduğumuzda dışarı adım atmıyorduk. Kaybolmaktan şikayetçiysek neden bulunmak işimize gelmiyordu?
" Labirentin sonuna geldik. " dedim gözyaşları içinde.
" Yapma. " dedi elini uzatarak. Tutmadım ellerini, bitmeye mahkumdum artık.
" Zamanı değil gitmenin... " elleri titremeye başlamıştı. Kendinden emin, duygusuz dediğim adamın karşımda elleri titriyordu. İlk defa emin değildi kendinden.
" Neden? " Yağan yağmurun altında boynumu büktüm.
" Bak sana yeni bir hayat veremem, ama şartlarını değiştirebilirim. Yapma bunu bize yalvarırım. "
Kafamı iki yana salladım, gözlerimi kapattım ve korna sesleri birbirine karıştı.
Benim sonum gelmişti.