SERENDİPÇE

SERENDİPÇE

  • WpView
    Прочтений 23,385
  • WpVote
    Голосов 2,020
  • WpPart
    Частей 13
WpMetadataReadДля взрослыхЗавершенная история суб, июн. 28, 2025
GÖRÜCÜ USULÜ KİTABIMDAKİ KARA VE GAYE KARAKTERLERİNİN HİKAYESİDİR. Serendipçe; Aramıyorken bulunan, mutluluk veren tesadüf anlamındadır. İlk Anlamı: Yaşanan olumlu gelişmelerle birlikte kişinin yeniden mutlu hissetmeye başlaması. İkinci Anlamı: Hiç beklenmedik bir anda insanın kapısını çalan mutluluk demektir. ...... Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunmaktan çok düşünmektir. Halden ala halsizliğim, sözden ala sessizliğim. Ben seninle olduktan sonra, umurumda değil kimsesizliğim. Ben seni sevmek için değil, sevmenin ne demek olduğunu bil diye sevdim Gayem...
Все права сохранены
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

Вам также может понравиться

  • BERZAH (Mahalle Hikâyesi)
  • ZAHİR | MAHALLE
  • Geçemiyorum Senden
  • Ve sen gittin Zehra,
  • KARANFİL MAHALLESİ
  • DİLHUN (Görücü usulü) /Tamamlandı\
  • Milyon Dolarlık Gelin
  • Düş Kapanı +18
  • Yasaklı Bahçe (Kitap oldu)
  • Sonsuz Bahar
  • Rüzgargülü •Tamamlandı• / •Düzenleniyor•
  • Toprak Şehir
  • GEÇMİŞ İZLER
  • KAÇAK KOCAM
  • KARANLIKTAKİ ÇIĞLIK
  • TAHİN İLE PEKMEZ (Düzenleniyor.)
  • ZEHİRLİ KADER
  • Sevda Mahallesi
  • ELDİVEN (Tamamlandı)
  • SAFDERUN

●Bu bir askeri kurgu hikâyesidir!● Komuta onda, yürek namludaydı. Yüzbaşı Çağatay Karaşahin, vatanı için ölmeyi değil, yaşamayı ve yaşatmayı görev edinmiş bir Özel Tim komutanıydı. Ancak en zorlu operasyonunu, dağlarda değil, kendi mahallesinde verecekti. ​Bir emirle dünyaları yıkan bir adam, mahallesinden gelen tek bir haberle diz çökebilir miydi? Barutun gülü boğduğu, telsiz seslerinin ninnilere karıştığı bir hikaye. ​"Vur emri kalbine geldiğinde, hiçbir çelik yelek seni koruyamaz Komutanım!" ~~~~~~~~~~ "Ben bir hayal değilim Çağatay." Elimi tutan eline baktım. "Yanında yürüyebileceğin bir gerçeğim." Bakışlarımı gözlerine kaldırdım. Bir an nefesini tuttu sanki. "Eğer bu yol buysa, en azından bana bakarken kurduğun hayallerde yalnız kalma." Çağatay bir şey söylemedi ama elimi de bırakmadı. Bir anlığına bakışlarını uzaklaştırdı, sanki içinden geçen düşüncelerle kısa bir savaş veriyor gibi gözleri haraket halindeydi. Çenesindeki kas sertleşti. Derin bir nefes aldı, sonra bana döndü. Bakışlarını kaçırmadı. "Tam da bu yüzden," dedi ani bir kararlılıkla. "Tam da bu yüzden." Diye tekar etti aynı şeyi. Ne demek istediğini soramadan, devam etti. "Ben seni uzaktan koruyamam, Seraye." Ses tonu düşüktü ama tereddütsüzdü. "Hayatım dikenliyse, seni o hayata yarım bir yerden sokamam." Bir an durdu. Gözlerimin içine baktı. "Yanımda olmam gerek." Kalbim hızlandı. "Resmen. Açıkça. Kimsenin bize dokunamayacağı, kimsenin seni benden alamayacağı bir şekilde." Konuşamıyordum sanki, tek bir kelime edersem bütün büyüyü bozarım gibi geliyordu. "Bu yüzden..." derin bir nefes aldı, dudaklarını araladı ama tekrar kapattı. Sanki söyleyeceği şey bir türlü ağzından çıkamıyor gibiydi. "Çağatay ben..." nihayet konuşacak gücü kendimden bulduğum anda lafımı kesti aniden. "Evlenebilir miyim ben seninle?" Sessiz bir mahal

Подробнее
WpActionLinkТребования к контенту