"Gölgene bak, beni anlamak istiyorsan; O kadar yakın, ama sana asla dokunamayan."
-
Önümde biri vardı, mesajların ardından, şiirlerin içinden... Beni sevdiğini bas bas bağırıyordu. Ben buna hazır değildim ki...
Daha yüzünü görmediğim, sesini duymadığım, saçına güneş vurunca hangi renge büründüğünü bilmediğim birine nasıl aşık olabilirdim ki aramızdaki satırların ardından? O, bunu göze alıp bana yazacak kadar cesurdu. Fakat ben... Ona izin verecek kadar cesur muyum?
"Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar,
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar..."
Sete geç kaldığını haber vermek isteyen başarılı bir oyuncu, yanlış numarayı tuşlar ve hikaye o zaman başlar.
Bu yanlış numara, büyük bir aşkın kıvılcımını ateşler. Daha önce duygularını kullanmayan, acımasız, Rusya'nın en büyük adamı aynı zamanda Mardin'in en büyük aşiretinin oğlu olan adam, bu kıvılcımda tutuşmaya hazırdır.
Mardin'de çekilen dizisi ile ün alan oyuncunun, Mardin'li adam ile aşk yaşadığı yerde Mardin olur.