Nefes Alan Hapishane

Nefes Alan Hapishane

  • WpView
    Reads 982
  • WpVote
    Votes 111
  • WpPart
    Parts 30
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Jul 12, 2024
WpInfo
Fiction
Science Fiction
Toz kokusu? İşte bu, az önceki göz alıcı manzaraya dâhil olmayan bir detaydı. Hemen gözlerini açtı ve etrafına bakındı. "Arkandayım." diye duyduğu sesle birlikte Merva'nın aniden pompalanan kanı, yüzüne sıçradı. Yakıcı yanakları, büründüğü rengi en güzel kırmızısıyla sezdiriyordu. "Dört saat sonraki nöbet senin sanıyordum." dedi Sercan. Ne suçlayıcı bir edası vardı ne de kızgındı. "Evet." Merva nedensiz bir suçluluk duygusuna kapılmış, karşıdan gelecek her tepkiye hazırlıksız yakalanacağını anlamıştı. "Barış'la birlikte nöbet tutacağım." "En azından farkındasın." Merva buna bir şey söyleyemedi. Tam da tahmin ettiği gibi tıkanıp kalmıştı. Ne yöne bakacağını bilemeyen gözleri, dolunayın soğuk ışıltısına takıldı. Ne yapacağını bilememek, yabancısı olmadığı bir duyguydu. Pek şaşırmadı. Yine de kendisinin aksine, dolunayın rengi beyaza dönüktü. "Bugün yedinci gün." dedi arkasında dikili duran adama. 🍉 🍉 🍉 ***Kitap, kurgu şahsıma aittir. Asla (ç)almayın!!! Yoksa gerekli işlemler başlatılacaktır!!! *** 20 Cemaziyelevvel 1445 3 Aralık 2023 Bir İkindi Vakti ***
All Rights Reserved
#385
toprak
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • On Üçüncü Pay
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA (DÜZENLENİYOR)
  • Vortaris
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • Albay Kızı
  • DUHUL
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • YAPAY KALP +21

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines