KUMTEPE

KUMTEPE

  • WpView
    Reads 125,746
  • WpVote
    Votes 6,415
  • WpPart
    Parts 39
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Feb 4, 2025
Yağmur ben. Bazı insanların hissettiği bazılarının ise sadece ıslandığı, o iki heceli kelime. Yağmurdu çiçekleri büyüten, ormanları yaşatan; gökleri kabartan, bulutları dolduran. Bir bulutun hüznüydüm ben, dolup taştığım ve içinde barınamadığım bir buluttan gelmiştim dünyaya. Birer birer düşmüştüm herkesin üzerine, bazıları şemsiye açmış bazıları eteklerini aça aça dans etmişlerdi benimle. Bazen bir sağanak yağışla, bazen de sakin sakin girerdim hayatlarına insanların. Yaz kadar sıcak, bir kış kadar soğuktum kimi zaman. Ve bir güneşle açtım, bir Mehri'yle tanıştım. Mehri. Güneş. Benden sonra bir güneş açmıştı dünyaya. Tüm kasveti, bütün karanlığı almıştı içinden. Bir aydınlık kurmuştu varlığıyla. Ve şimdi, bu güneş ve yağmur birleşmişti. Bütün o kasvetin, karanlığın arasından bir gökkuşağı yaratacaklarına inanıyorlardı. Ben o Yağmurdum, o ise Mehri. Belki de o gökkuşağına kavuşabilmek için bu kasvete, bu karabulutlara katlanmak zorundaydık. - 06 Aralık 2023 Tüm hakları saklıdır.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Mafyaymısmıs
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • KORKUT / bxb
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Sirayet|Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines