Pembe Düşler

Pembe Düşler

  • WpView
    Reads 88
  • WpVote
    Votes 5
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadComplete Thu, Mar 26, 2015
Benden bir kitap yazmami istediler ama ben kitap yazama m beceremem daha doğrusu çocukken yazdığım bir kitap vardı ilk bolumlerini yazdigimda ilkokul ogretmenim annem gibi sevdigim serap hocam cok begenmisti "kübracıgim yazmaya devam et senin ilerde cok iyi yerlere gelecegine inaniyorum" demişti. uvey babam gerçekten çok kotu bir adamdı neden böyle oluyor neden bu uvey babalar kotu oluyor yada bizim gibi kisilere denk geliy or hep ol izledigimiz filimlerde dizilerde aynısı olur uvey babalar kotu olur iste felan aynı benimde öyleydi evet ben onu bir baba olarak goremiyordum kalbimde hep bir yanım eksik gibiydi babasız bir çocuk dusunun anneniz zaten sizi hiç umursamiyor. Yetim veya oksuz bir çocuktan bi farkım yok yoktu yani .... Hergün okuldan eve geldikçe odama gizlice cekilir odamin o eski lambasini yakip bitmek olan kalemimle başlıyorum yazmaya hikayemi .. Hikayem derken hayat hikayem demek istedim herkesin hayat hikayesi farklıdır benimki dahada farklı her gun okul çıkışı
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • KANLI AŞK//TEXTİNG
  • Yağmurları Sev | Gerçek Ailem
  • SENDE SAKLI HİSLERİM|texting
  • KUYU (+18)
  • Nazar Eyle
  • KOCAMI AYARTIRKEN
  • İLK ÖPÜCÜK || TEXT
  • ÇAKMA MAFYA//TEXTİNG
  • Uyumsuz (mahalle kurgusu)

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines