AŞIRI DOZ MELANKOLİ

AŞIRI DOZ MELANKOLİ

  • WpView
    Reads 39
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Jun 21, 2024
"Galibiyet! Tahtadan akan kanlar havuzun giderine ulaşıyordu. Tahta gitgide kırmızıya boyanıyordu ve yine ve yine galibiyet. Rakibimin delik deşik olmuş bedenini memnuniyetle izledim. Yüzü kandan görünmüyordu. Yazık oldu canım güzel yüzüne, değerlendirilirdi oysaki, tüh... " "Ben yenilmezdim. Elbette güçlü rakiplerim oldu, yeri geldi berabere biten maçlarımda oldu. Fakat nefes aldığımca hep kazanan oldum. Yinede aylarca komalık olduğumu hatırlıyorum. Kendime asla yakıştıramadığım bir durumdu." "Tamamen kendini beğenmiş bir insandım. İnkar edemem. İsmimide seviyordum, babam koymuştu, şahsıma ve tipime yakıştırdığım bir isimdi: 'Gazel Bolaç' " ; babasının bilmediği bir nedenden ölmesine, annesinin ise kuru bir günahtan hapiste yatmasına göz yummasına rağmen güçlüydü. Özalp Karalar'ın yardımı sayesinde hayata tutunmayı başardı. Fakat hiç bir iyilik karşılıksız olmazdı. Bahsedilen o "tehlikeli" hayat içerisine ittirilmişti. Kim bilirdi tehlikenin o olacağını... 'AqoVilent' denen hayalet kasabada bile Vilentlara katılmayı başarmıştı. Geçen zaman hırsını korlarken büyük işleriyle bolca anılıyordu. Sözde bu onu güçlü yapacaktı. Ve yaptı da. Belki de en baştakini sarsacak kadar... Sevgili babasını öldüren o kişiyi bulabilmek için hayatını harcıyordu. Peki ya işler sandığı gibi gitmediyse...
Creative Commons (CC) Attribution
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • KORKUT / bxb
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Mafyaymısmıs
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Sirayet|Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines