ALTIN GOL

ALTIN GOL

  • WpView
    Reads 1,742
  • WpVote
    Votes 127
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Feb 1, 2024
Varlığıyla Ege Han'ın 9 yaşındaki masum kalbini ölesiye hızlandıran bu kız yokluğuyla da o kalbi durduracaktı. Ege Han, ilk tutkusu olan Dicle Deniz'i kaybedecek, son tutkusu olan futbola tutunacaktı. Çok çabalayacaktı ve o Beşiktaş formasını hak ederek giyecekti. Kendisini en büyük Beşiktaş taraftarı olarak gören babasını gururlandıracaktı. Ancak hayat yine her zaman ki gibi adil davranmayacak, babasının hayatı o günleri görecek kadar uzun sürmeyecekti. Belki onu tanımayan insanlar hayatının ne kadar da kolay olduğunu düşünecekti. Köşeyi döndüğünü, artık sırtının yere gelmeyeceğini düşünerek imreneceklerdi. Yeteneği azmi ve çabalaması kimsenin umurunda olmayacaktı. Ancak Ege Han hayata karşı 2-1 yenilmiş durumda olacaktı. Hayat ona o Beşiktaş formasını giydirecekti ancak karşılığında hem babasını hem küçük Dicle Deniz' alacaktı. Eğer bir mucize olur da Dicle Deniz'i hayatına yeniden girerse berabere kalacaklardı. Bu durumda ALTIN GOL'ü atan galip olacaktı. İleriki bölümlerde YETİŞKİN İÇERİK bulunabilir. Bu kısımlara işaret koyacağım ama yine de bunu bilerek okuyun lütfen.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Karven
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

More details
WpActionLinkContent Guidelines