Story cover for TESADÜF by eliffdoruk
TESADÜF
  • WpView
    GELESEN 1,899
  • WpVote
    Stimmen 157
  • WpPart
    Teile 11
  • WpView
    GELESEN 1,899
  • WpVote
    Stimmen 157
  • WpPart
    Teile 11
Laufend, Zuerst veröffentlicht März 28, 2015
Ailemi kaybedeli 3 yıl olmuştu. Teyzemle yaşamaya başlayalı 3 yıl olmuştu. Teyzem, sırf nişanlısı beni istemediği için nişanlısından ayrılalı 3 yıl olmuştu. Teyzemin hayatını mahvedeli 3 yıl olmuştu. Tam hayatımız düzeliyor derken yeni şeyler çıkıyordu karşımıza; hiç olmıyacak şeyler,  hiç olmayacak kişiler tarafından.

Ne kadar olmuştu? 3 yıl mı? Annemin kokusunu hissetmeyeli onun gözlerini görmeyeli kaç yıl olmuştu? Ya babam? Annemi unutmuş muydu? Ne zaman başka birine aşık olmuştu? Ne zaman başkasına bu kadar çok güvenmişti? 

~~

Tesadüf dedikleri şeylerin her biri planlanmıştı aslında.

Sevdiklerini kaybetmişlerdi. Biri annesini diğeri hem annesini hem babasını kaybetmişti. Bir tek bu planlanmamıştı. Yada planlanmış mıydı? 

 İki genç ikiside birbirinden güçlü ve inatçı. Etrafına yakınlarından başka kimseyi yaklaştırmayan. Sevdiklerini işin ucunda ölüm olsada koruyan iki genç.
Alle Rechte vorbehalten
Melden Sie sich an und fügen Sie TESADÜF zu deiner Bibliothek hinzuzufügen und Updates zu erhalten
oder
Inhaltsrichtlinien
Vielleicht gefällt dir auch
AZE von kelebekleroldu1
38 Kapitel Laufend
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
Vielleicht gefällt dir auch
Slide 1 of 10
AZE cover
ASENA cover
ASYA (TAMAMLANDI) cover
SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting cover
Sarılırım Birine •Text• cover
Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) cover
Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text cover
Divane •Text• cover
Son Düdük cover
MEHİR(Gerçek Ailem) cover

AZE

38 Kapitel Laufend

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.