23 parti In corso Şanlıurfa'nın kavurucu sıcağında, Balıklı Göl'ün şahidinde başlayan bir aşk...
Rojda Raman, Raman Aşireti'nin cesur ve inatçı kızı. Aşır Mirkanî ise Mirkanî Aşireti'nin genç ağası; bastığı yer titreyen, sözü geçen, yakışıklı ama mert bir adam.
Töreye rağmen, rakip aşiretlerin husumetini göze alarak, ailelerini ikna edip evlendiler. Altı yıl boyunca aşkları ateş gibi yandı; konaklarında mutluluk, Harran ovalarında geziler, geceleri birbirlerine sarılarak geçirdiler. Ama bir şey eksikti: Çocuk sesi yoktu evlerinde.
Berivan Ana'nın baskısı, aşiret büyüklerinin "Soy devam etmeli!" fısıltılarıyla kuma fikri ortaya çıktı. Genç, güzel ve entrikacı Narin, konağa ikinci gelin olarak geldi. Rojda bunu kabul etmedi: "Aşkımız tek kişilik Aşır... Paylaşmam seni!" diye isyan etti.
Aşır ise töreyle aşk arasında kaldı. Zorunlulukla Narin'le "gereğini" yaptı, ama kalbi Rojda'daydı. Narin hamile kalınca her şey değişti: Kıskançlık fırtınaları, aşiret gerilimleri, Raman ve Mirkanî arasında husumet korkusu... Rojda direndi, odayı kilitleyip meydan okudu. Aşır ise "Sensiz ölürüm güneşim!" diye yalvardı.
Entrikalar, gözyaşları, silahlı gerilimler... Peki aşk, töreye ve kuma'nın gölgesine yenilecek mi? Yoksa Rojda'nın isyanı zafer mi getirecek?
Urfa'nın taş konaklarında, Balıklı Göl'ün dualarında saklı bir aşk hikâyesi...
Kıskançlık, ihanet, possessive aşk ve direniş dolu bir drama!