Johan'ın YAŞAMI

Johan'ın YAŞAMI

  • WpView
    Reads 165
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureComplete Sun, Mar 29, 2015
Bir gün Johan ve babası denize açılırken babası Johan' na bir şey söyler oğlum ben öldüğümde şu adaya gittmeni istiyorum o adayı incelemeni istiyorum tm mı oğlum Johan babasına söz baba o adaya gidicem ama büyüdümde gidicem baba dedi. Yarın olduğunda babası joha nı okula götürdü babası seni 3:30 alarım dedi babası Johan tamam baba tam o sırada babası arabayla dönerken bir anda tır geçer ve babasına çarpar ve Ambulans çağırırlar ve hastaneye kaldırılar Johan okul bittiğinde babasını bekler ama babası gelmedi Johan eve yürüyerek gittiğinde kapıyı çaldı ama kapıyı açan babası değildi açan kişi amcasıydı gel otur dedi sana bir şey söylücem dedi Johan içeriye girdiğinde amcası ona babanı kaybetik çok Üzgünüm dedi Johan o haberi duyunca çok kötü oldu ve babasının sözünü hatırladı ve yemin etti o adayı gidicem dedi. 10 yıl sonra Johan babasının sözünü yerine getirmek için arkadaşıyla adaya gider ve orda kalmak için ev yaparlar.Johan akşam Kaplan görür ve asıl gizemini Kaplan olduğunu blur
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI
  • Kurbanlık Öküz
  • Sözleşme
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • HER KİMSEN
  • Aile Sırları
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  •  ABİLERİM Mİ?
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • Savcının ailesi (Gerçek ailem)

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

More details
WpActionLinkContent Guidelines