MAVİ KADIN ~

MAVİ KADIN ~

  • WpView
    Reads 61
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Jun 6, 2016
Bütün yanlışlarım bütün gözden ve elden kaçırdıklarım tutana bildiklerim ve geriye kalanlardan bir hayat yaşıyorum.. Ne güzel ağlıyor geceleri yastığım hep ıpıslak, ıpıslaklığa yüzümü sürüyorum.. Aynaya bakıyorum sanki aynanın elleri nemli ve terli sırtımı dönüyorum onun öteki yarısı gibi karın boşluğuna giriyorum. Elleri boynumda ne kadar sağır ve nemli ve hiç kokmuyor o hani aşk kokusu o hani ihtiras kokusu o hani erkek kokusu yok . Oda ne kadar sessiz hiç sevmiyorum ve yalnızlığıma alışamıyorum yada alıştığımı zannediyorum. Yatağımdan kakıp mutfağa gidiyorum tam kahve yapacak ken gözüm şarap şişesine takılıyor. (Bir kadeh içsem,yok yok canım bu saate ne şarabı, canım keyif benim değil mi biraz sarhoş olmak istiyorum hemde gecenin yarınsında) Elimde bir kadeh şarap koridordan geçerken fortmantonun aynasına takılıyorum. Çok güzel gözlü,kısa dağınık kumral dalgalı saçlarımla, okka gibi burnumla,1.60 geçmeyen boyumla evet güzel bir kadınım hem çekingen hem
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • RUH-U REVAN (Askıda)
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • ASENA
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Gözler Aynı Sen
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Karadeniz'in Kızı (Ger�çek Ailem)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines