" Ben seni: Ay'ın yıldızları sevdiği kadar sevdim, Ayçiçeği'nin Güneş'i sevdiği sevdiği kadar sevdim, Toprak'ın yağmur damlalarını sevdiği kadar sevdim. Ama ben: Ay Çiçeği'nin Güneş'i beklerken ' Ya bu gün Güneş gelmezse?' diye korktuğu kadar korktum, Ay'ın ' Ya bu gün yıldızları göremezsem?' diye korktuğu kadar korktum, Toprağın ' Ya bu gün yağmur yağmazsa?' diye korktuğu kadar korktum. Ama en sonunda: Ay Çiçeği Güneş'e kavuştu, Ay Yıldızlarına kavuştu, Yağmur Damlaları toprağa kavuştu. Peki biz birbirimize kavuşamaz mıyız?"
Dedi genç adam kızın boncuk gözlerine bakarken...
İsmail Furtuna belki bilmiyordu ama.
Kaderini ezeli bir düşmanlık bağlasa da kalbi çok önce seçmişti onu; yıllarca süren düşmanlık, Fadime'ye bir şey olma ihtimalini görünce bir anda anlamını yitirmişti sanki.
Ve İso, bilinçsiz de olsa, zihninin her köşesine yerleşen o düşman kızından öte hiçbir şeyi düşünemez olmuştu