AV MISIN AVCI MI

AV MISIN AVCI MI

  • WpView
    Leituras 2,296
  • WpVote
    Votos 275
  • WpPart
    Capítulos 21
WpMetadataReadEm andamento
WpMetadataNoticeÚltima atualização seg, mar 11, 2024
Aşkın labirentlerinde kaybolmaya hazır mısınız? "Av mısın Avcı mı?" romanı, okuyucularını tutkulu ve karmaşık bir aşk hikayesinin kalbine davet ediyor. Bu etkileyici eser, iki erkek arasında kalmış genç bir kadının duygusal yolculuğunu ve içsel çatışmalarını ele alıyor. "Av mısın Avcı mı?" adlı eser, aşkın ve tutkunun sınırlarını zorluyor. Karakterler arasındaki ilişkiler, okuyuculara aşkın, ihanetin ve sadakatin sınırlarını sorgulatan bir ayna tutuyor. Her bir sayfada, Delal'in kalbinin derinliklerine bir yolculuk yapılıyor; seçimlerinin, pişmanlıklarının ve umutlarının hikayesi anlatılıyor. Bu roman, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda modern insanın duygusal labirentlerdeki mücadelesini de gözler önüne seriyor. "Av mısın Avcı mı?", aşkın ve insan ruhunun karmaşıklığını cesurca ele alıyor ve okuyucularını, her bir karakterin iç dünyasında unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor.
Todos os Direitos Reservados
#536
dark
WpChevronRight
Junte-se a maior comunidade de histórias do mundoTenha recomendações personalizadas, guarde as suas histórias favoritas na sua biblioteca e comente e vote para expandir a sua comunidade.
Illustration

Talvez você também goste

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Karven
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Vatan Uğruna
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Halısaha |texting
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Sessiz Yemin

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

Mais detalhes
WpActionLinkDiretrizes de Conteúdo