Evrendeki Tek Yasa

Evrendeki Tek Yasa

  • WpView
    Reads 1,050
  • WpVote
    Votes 111
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, May 24, 2015
WpInfo
Fiction
Fantasy
İnsan denilen yaratıklar sadece dünyada mı? Aşkı terketmeniz gerekse ne yapardınız? Trudie 15 yaşında sıradan bir kızdır. Hiç hazır bulunmadığı bir zamanda kendini en yakın arkadaşıyla beraber dünyanın dışında bulur.Fakat bir sorun vardır: Evrendeki tek insan türü dünyalılar değildir. Götürüldükleri yerde olası vir savaş için eğitilmek zorundadırlar.Fakat Trudie buna pek hazır değildir.Çünkü geçmişiyle ilgili çözmesi gereken gizemler vardır ,acımasızdır.Fakat geçmişini öğreneilmek evrenin düzenini al üst edebilmektedir. Bunun üzerine evrendeki düzen bozulur,tek kurtuluş geçmişine öğrenip yaşadığı tüm olayları tek bir seneye aktarmasïdır.Ait olduğu gezegeni bulmalıdır.Görevinde yalnız değildir;diğer gezegenlerde eğitim gören Lucas ve Marc onlara eşlik edeceklerdir. aşık olmaları çok tehlikelidir .Aksi halde varlıkları daha çok hissedilir.Fakat bunun tek çözümü sıradan olma şansının olmasıdır. Bu kurtuluşun tek yolu vardır: ,Asla acımamak yada Evrenin yasalarını yeniden koymak...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ+18
  • KIZIL GECE
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines