EMANET
Şehrin geceleri ikiye ayrılıyordu: eve yetişmeye çalışanlar ve eve hiç dönemeyecek olanlar.
Ben yıllardır direksiyon başındaydım. Kimseye soru sormaz, kimseyi ele vermezdim. Arabama binen insanların çoğu temiz değildi zaten. Hırsızlar, tetikçiler, kirli iş adamları... Hepsi birkaç sokak boyunca hayatlarını bana emanet edip arka koltukta sessizce kayboluyordu.
Benimse tek bir kuralım vardı:
Müşteriyi asla satmamak.