Cehenneme Kadar

Cehenneme Kadar

  • WpView
    Reads 258
  • WpVote
    Votes 7
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Apr 28, 2015
WpInfo
Fiction
Romance
Oysa aşkı babasının anlattığı masallarda öğrenmişti Mimoza .Kimsenin bilmediği hikayeleri anlatırdı babası ona ateşin suya , mimozanın cehenneme aşık olduğu hikayeleri bilirdi o . Mimoza, ismini aldığı o güzel çiceğin hikayesini hiç sevmezdi ,acının sevdaya dahil olmadığını düşünürdü ta ki "Acıyı öğrenmezsen sevda neye yarar seni salak !" korkmuştu Mimoza hava olduğundan değil ama soğuk geliyordu açıkta kalan tenine , oysa dakikalar önce sıcaktan öleceğini bile düşünüyordu . "Ama insanın canı yanarsa nasıl sever ? Korkmaz mı sevmeye tekrar ?" "Tekrar sevebileceğini nereden çıkardın ? İnsan bir kere sevdaya tutulursa kaçamaz , yani küçük hanım benim esirimsin bundan böyle ." Sigarasından bir nefes daha çekip yere attı Burç sonra kıza döndü ve elini uzattı "Tutarsan bir daha bırakamazsın ve acı çekmeye mahkum olursun." "Sonsuza kadar mı ?" "Sonsuzluk mu ? Cehenneme kadar Mimoza cehenneme kadar." "Cehenneme kadar." deyip elini tuttu şimdi ısınmaya başlamıştı oysa hissettiğinin gerçektende cehennem olacağını bilmiyordu
All Rights Reserved
#354
cehennem
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Gözler Aynı Sen
  • RUH-U REVAN
  • ASENA
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines