Hiç Damlası

Hiç Damlası

  • WpView
    LECTURAS 856
  • WpVote
    Votos 3
  • WpPart
    Partes 3
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación mar, abr 30, 2024
-Hadi, toparlan! +Hayır, gelmiyorum. -Emrine amadeyim, seçim hakkı senin, çekeceğin acılar da dâhil! + Evet, karar benim. *Kafes, bir şey unutmadın mı?...* "Kuruyan bir gülü canlandırabilecek bir şey yoktur ama batan güneş ertesi gün yeniden doğar, senin avucunda kalan o sararmış gül, bir ömür bir kitabın arasında durur. Senin ona baktıkça gördüğünü, o sana baktıkça görmez, seni duyamaz, hissedemez. Düşen yapraklarını o kitabı her açışında içeride durmaya zorlarsın ama güneş hep oradadır. Senin içini ısıtır ve başka bir gül ekmen için sana yeni bir gün ve ihtiyacı olan ışığını verir. Gülü büyüten güneştir ama sen, geçici olana takılır kalırsın..." Kağıdı zarfın içine geri soktum. İnsanlar ve duyguları çok zavallıydı. Artık olmayı beklediğim yerdeydim, ait olduğum yerde. Şu zayıf varlıklara ait bir kağıt parçası, süsten ibaretti. Buruşturup çöpe attım ve oradan ayrıldım.
Todos los derechos reservados
#28
aidiyet
WpChevronRight
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Kanlı Lordun Gelini
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KIZIL GECE
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • FIRTINA ZAMANI
  • KORDELYA

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido