TUNARYA
  • Reads 167
  • Votes 16
  • Parts 6
  • Reads 167
  • Votes 16
  • Parts 6
Ongoing, First published Jan 29, 2024
Mature
Başta Arya olmak üzere Tuna' da ki gençlerin başına gelenler...
Asıl olay KANYON YOLU bölümünde başlıyor.
Aylin arabayı kullandı yolculuğumuz başladı Azra Canlara da haber vermiş Can ve 4 arkadaşı daha gelecekmiş. Onlarla da kanyonda buluşacakmışız. Can bizden 2 yaş büyük arkadaşları da genelde onun gibi kafa insanlar oluyor ama bu sefer kimler gelecek bilmiyorduk. Lavin inşallah yakışıklı birileri gelir dedi. Hepimiz aynı anda güldük çünkü Lavin her ne kadar çevresinde yakışıklı birini istese de  gelen kişinin boyu 1.80'in altındaysa onun için kardeşin ötesine geçemiyordu.
                                      ....
Bak Aylin bu çiçeğin 5 tane yaprağı var. Her yaprağın bir anlamı var bunlar; Dürüstlük, saygı, sadakat, sevgi ve mutluluk bunlar hep bir arada olmalı çünkü bunların bütünlüğü AŞK demek. Eğer bir yaprak koparsa bu bütünlük bozulur ve Aşk, aşk olmaktan çıkar. Anlayacağın biri olmayınca diğerlerinin de bir anlamı kalmıyor. Önemli olan bütün yapraklara gözün gibi bakmak. Renginin kırmızı oluşu da onu aşk ile daha çok bağdaştırıyor.
All Rights Reserved
Sign up to add TUNARYA to your library and receive updates
or
Content Guidelines
You may also like
GECENİN İZİ by hisssizyazar
40 parts Ongoing
Yağmur yağıyor, her yeri sel alıyordu. Sokaktaki insanlar ıslanmamak için oradan oraya koşuyor, trafik arabalar sayesinde tıkanıyordu. Şemsiyesi olan insanlar rahat bir şekilde yolda yürüyordu. Şemsiyesi olmayanlar ise şanssızdı. Yağmurdan ıslanmamak için korunacak yer arıyorlardı. Şemsiyesi olmayan, elinde kalın hukuk kitapları, üzerindeki deri ceketi ile rahatça yürüyordu İzem. Acelesi yoktu. Islanmayı seven biriydi. Küçükken babası onu sokağa attığında yağmurun altında kendi kendine eğlenir, biriken suların üzerine zıplardı. Uzun kahverengi saçları ıslanıp birbirine karışmıştı. Elindeki hukuk kitapları çantasına sığmadığı için elinde sımsıkı tutuyor, ıslanmamaları için boynundaki kahverengi atkıyı kitaplarına siper ediyordu. İzem Karasu. Üniversite son sınıf öğrencisiydi kendisi. Yirmi üç yaşında, geleceğinin hayallerini kuran ve başarılı bir savcı olmayı hedefleyen bir hukuk öğrencisiydi. Son yılının bitmesine ve mezun olmasına sadece aylar kalmıştı. Metro durağına inen yürüyen merdivenleri görene kadar normal hızda yürümeye devam etti. Yürüyen merdivenler gözüne çarpar çarpmaz adımlarını hızlandırdı. İzem dışarıdan çok sert görünürdü. Bakışları her zaman insanlara nefretle bakardı. Oysaki sıcakkanlı biriydi. Sevdiklerine karşı çocuksu olurdu. Merhametli ve sevecendi. Soğuk olduğu insanlara acımazdı. Metro durağına geldiğinde metro gelmişti bile. İnsanlar birbirlerini ittirerek metroya ulaşamaya çalışıyordu. Sanki birbirlerini itmeseler metroya binemeyecek gibi bir halleri vardı. .....
You may also like
Slide 1 of 10
GECENİN İZİ cover
🌼PAPATYA 🌼(Düzenlenecektir) cover
ÖFKE ÇİÇEĞİ  cover
AYNI BIÇAĞIN SIRTINDA (+18) cover
KONUK SEVMEZ DENİZ cover
Sarmaşık [BxB]  cover
İMDADIM cover
MAZHAROĞULLARI cover
Kara Gül  cover
BIÇAK SIRTI - BXB - GAY cover

GECENİN İZİ

40 parts Ongoing

Yağmur yağıyor, her yeri sel alıyordu. Sokaktaki insanlar ıslanmamak için oradan oraya koşuyor, trafik arabalar sayesinde tıkanıyordu. Şemsiyesi olan insanlar rahat bir şekilde yolda yürüyordu. Şemsiyesi olmayanlar ise şanssızdı. Yağmurdan ıslanmamak için korunacak yer arıyorlardı. Şemsiyesi olmayan, elinde kalın hukuk kitapları, üzerindeki deri ceketi ile rahatça yürüyordu İzem. Acelesi yoktu. Islanmayı seven biriydi. Küçükken babası onu sokağa attığında yağmurun altında kendi kendine eğlenir, biriken suların üzerine zıplardı. Uzun kahverengi saçları ıslanıp birbirine karışmıştı. Elindeki hukuk kitapları çantasına sığmadığı için elinde sımsıkı tutuyor, ıslanmamaları için boynundaki kahverengi atkıyı kitaplarına siper ediyordu. İzem Karasu. Üniversite son sınıf öğrencisiydi kendisi. Yirmi üç yaşında, geleceğinin hayallerini kuran ve başarılı bir savcı olmayı hedefleyen bir hukuk öğrencisiydi. Son yılının bitmesine ve mezun olmasına sadece aylar kalmıştı. Metro durağına inen yürüyen merdivenleri görene kadar normal hızda yürümeye devam etti. Yürüyen merdivenler gözüne çarpar çarpmaz adımlarını hızlandırdı. İzem dışarıdan çok sert görünürdü. Bakışları her zaman insanlara nefretle bakardı. Oysaki sıcakkanlı biriydi. Sevdiklerine karşı çocuksu olurdu. Merhametli ve sevecendi. Soğuk olduğu insanlara acımazdı. Metro durağına geldiğinde metro gelmişti bile. İnsanlar birbirlerini ittirerek metroya ulaşamaya çalışıyordu. Sanki birbirlerini itmeseler metroya binemeyecek gibi bir halleri vardı. .....