Silah ve Namlu

Silah ve Namlu

  • WpView
    Reads 25
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Mar 18, 2024
WpInfo
Fiction
Romance
"Bir silah düşün. Silah mermisiz ateş etmez değil mi?" Onaylar bir biçimde başımı salladım. "İşte o silahın mermisi var ama namlusu eksik. Namlu olmadan silah bir hiçtir." "Anlıyorum fakat biraz daha hayata döker misin?" "Sen namlusun. Namlu olmadan silah bir hiçtir. Namluya susturucu takıp bu işi halletmem lazım. Susturucu ise..." Arkasında kalan genç adamı işaret etti. "Susturucu o, sende namlu. Bu işte üç kişisiniz. Sen evin içinden sorumlusun. Geriye kalan ikisi dışarıdan sorumlu. Herkes hergün bana rapor verecek. Kendi aranızda lakaplarınızla konuşacaksınız. Onun dışında size verdiğimiz kimliklerle gezeceksiniz." Olumlu bir yanıt bekliyordu. "Pekala benim bu işte kârım nedir?" "Hepiniz 5 milyon dolar alacaksınız." Cıkladım. "Evin içinde sadece ben varım. Bana göre düşük bir mebla." Gülümsedi. Altın kaplama olan dişleri parlıyordu. "Senin için on beş milyon dolar olsun." "Bu adam için ne kadar para biçsem hepsini kabul edecek gibisin kim bu adam?" Gri saçlarını karıştırıp bana döndü. "İşine bak namlu" "Pekala işim nedir?" "Onu kendine aşık edip sonuna kadar gideceksin. Tam oldu dediği anda onu bırakacaksın." "Okey, anlaştık."
All Rights Reserved
#478
ihanet
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Sirayet|Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Mafyaymısmıs
  • KORKUT / bxb
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines