KIZIL SAFİR

KIZIL SAFİR

  • WpView
    Reads 666
  • WpVote
    Votes 273
  • WpPart
    Parts 8
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jul 10, 2024
-Şimdi oyun vaktiydi. Bu oyun ikiyüzlülerin oyunu olacaktı. Kimseye lüzum yoktu, yalnızca ikinciler barınabilirdi. Asırlar önce Omfoes'tan kaçmayı başaran Stanlia; fani dünyanın tapılan ruhu haline gelmiş, halk tarafından büyütüldükçe tanrılaşmıştır. Yıllar boyunca yedi ayrı krallığa dönüşen kraliçe Stanlia'nın toprakları, 107. kuşakta doğan yedi varisin yedi çelik hücresi haline gelmiştir. Lanetlerine inandırılan yedi varis, halkın inandığının aksine Stanlia'nın kanına sahip tek ikinci çocuklardır. Fani dünyadaki gücünü yeniden ele geçirmek isteyen Omfoes, asırlar boyunca bu anı beklemiştir. Bir gece yarısı yedi varis, Stanlia'nın kanından gelen güçlerin vahşeti ile yüzleşir. Laneti ile tanınan tek varis Knaria Framdev; diğer varislerin aksine Omfoes'u yerle bir etmek değil, fani dünya ile Doğmamış Dünya'nın (Omfoes) iplerini kördüğüm yapmayı amaçlar. Bu amaç uğruna kanı, onun için yalnızca ufak bir dikenin iğnesi olurken geçmişi, en büyük silahı olacaktır.
All Rights Reserved
#163
kraliçe
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • FIRTINA ZAMANI
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • KIZIL GECE
  • KORDELYA
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines