Selamünaleyküm,
Bazen insan dünya işlerine kaptırır kendisini, dünyaya neden geldiğini unutur. Allah uyarır kalk bu uykudan diye, kulağımızı tıkarız, taki işler çıkılmaz bir yola girene kadar.
Canım acıyor, nefes alamıyorum...
Sabah namazı için kalktım yataktan. Yorgun adımlarla abdest almaya gidiyorum. Gözümden yaşlar akıyor, soğuk suyla sıcak gözyaşlarım buluştu.
Hemen vakit kaybetmeden dermanıma gitmem lazım. Seccadeyi serdim, sünnet namazı kıldım, farz için ayağa kalktım ki, peygamberimizin (s.a.v)in "ezan ile kâmet arasındaki dua reddedilmez" hadisi geldi.
Açtım ellerimi semaya Allah'ım dedim hickiriklara boğuldum. Anlatmama gerek yok ki beni bir tek sen biliyorsun.
Hamd olsun Allah'ım dedim. Verdiklerine de vermediklerine de. Sen verdin, sen aldın. Bana sadece dayanma gücü ver. Ben Hz. Eyüp değilim sabrım yok sen kullarına en merhametli olansın, dedim ve farz namazımı kıldım.
Bir telefon bir insanın hayatını nasıl mahveder. Benim mahvoldu. Hayatım karardı. Canım dediğim el oldu. En kötüsü de ne biliyor musun? Hiç bir şey yapamadım, konuşamadım, kızamadım. Yaptığım tek şey sessizce ağlamak😞
Yanlız bir adam düşünün. İşkolik, kaba, sert, iri yarı. Öyle ki insanlar onun gözlerine bakmaya korkarken bir anda hayatına giren minicik bir bedenin bu adamı bir kediye dönüştüreceğini kim bilebirdi ki?
○○○○○○○○○○○○○○○
Kucağındaki minik kızına baktı içine dolan sevgiyle.
"Babasının güneşi, güzeli. İyiki geldin babam. İyki girdin hayatıma. Mis kokulum.."
○○○○○○○○○○○○○○○