Story cover for Wrong time, wrong place by hugm1nhoq
Wrong time, wrong place
  • WpView
    LECTURAS 126
  • WpVote
    Votos 9
  • WpPart
    Partes 9
  • WpView
    LECTURAS 126
  • WpVote
    Votos 9
  • WpPart
    Partes 9
Concluida, Has publicado feb 11, 2024
Minho ve night gittikleri barda sarhoş olup birlikte olursa ne mi olur?
Todos los derechos reservados
Regístrate para añadir Wrong time, wrong place a tu biblioteca y recibir actualizaciones
O
Pautas de Contenido
Quizás también te guste
AZE de kelebekleroldu1
28 partes Continúa
"Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
KADERİN SANCILI AĞI | AİLE de aygununhikayeleri
12 partes Continúa
~KADERİN SANCILI AĞI~ Yazgı, on sekiz yaşına bastığı günün hemen ertesi, nefret ettiği bir adamla; Özgür Soykan'la zorla nişanlandırılacağını öğrenir. Ardından da, istemediği bir evliliğe sürükleneceğini... Kaçmaktan başka çaresi kalmadığında soluğu, yıllardır uzağında kaldığı gerçek annesinin yanında alır. Ancak onu orada da bekleyen tek şey hayal kırıklığıdır. Adını bile bilmediği babasını bulmak için çıktığı yolculuk sonuçsuz kalır. Babasının annesine aldırmasını söylediği bebeğin aslında doğduğundan, yani kendisinden habersizdir. Zaten babasının sevdiği kadından olan çocukları vardır ve kendi varlığını sadece fazlalık olarak görür. Düğün günüyse kafasına sıkmayı çoktan planlamıştır. Ama herkesin sırtını döndüğü, umudun tamamen tükendiği o nişan gecesinde beklenmedik bir mucize olur: "Ben Kürşat Zevher. Zorla nişanlandırmak istediğiniz bu kızın gerçek babasıyım." Bir cümle... Ve Yazgı'nın hayatı bir gecede altüst olur. Ankara'dan İstanbul'a uzanan bu yeni yolculukta; annesinin geçmişte yaptıkları, ailesinin dağılmasından onu sorumlu tutan kardeşleri, ve peşini bırakmayan Özgür Soykan, genç kızın kaderine örülmüş sancılı ağın yalnızca başlangıcıdır... Yazgı, henüz başına geleceklerden habersizdir. "Wattpad'de, Kaderin Sancılı Ağı adı ile yazılmış ilk kurgudur." Hikaye kapağı; @nisannnur 🩶
Gözler Aynı Sen-Gerçek Ailem de Yazmaperileri
32 partes Continúa
Yağmurdan kaçarken doluya yakalanmak nedir bilir misiniz? Ezgi biliyordu. Hayatını zindana çeviren üvey babasından kaçtığı bir gecede, onu bu hayata tutsak eden adamla karşılaşmayı beklemiyordu. Bilseydi o adamla karşılaşacağını, yine kaçar mıydı o ödül töreninden? Onunla yüzleşecek cesareti bulur muydu? Yine de her şey için çok geçti. Bir karanlık gecede, İki lacivert göz kesişmişti. Biri nefretle diğeri ise yabancı gibi bakarken daha da acıtmıştı gerçekler. Asaf Kandemir tanımamıştı kızını. Ona nefretle bakan gözlerin ardında yatan anlamı görememişti. İki silah sesi duyulmuştu sonrasında sokakta. Yere düşmüştü kızın bedeni, sokak lambasının altına. O lamba bile kızın kimliğini aydınlatamamıştı. Eğer bilseydi o sokağa girince hayatının değişeceğini, geçmezdi o sokağın önünden belki. Atmazdı adımını. Ama geçmişti iş işten. Birçok şey gibi buna da geç kalınmıştı.. --- Hikayeden Kesit --- 15 yıldır, nefret ederek büyüdüğüm bu adam, bir kaç gün içerisinde bütün dengemin şaşmasına neden oldu. İçimde filizlenen, baba hayaliyle yanıp tutuşan çocuk, yine terk edilmenin verdiği kırıklıkla ağladı. Ağladı ağlamasına ama sesini duyan olmadı. Karşımda, acımasızca bakan lacivert gözleri her şeyi açıklıyordu. Onun gözünde bir hiçtim ben. Koca bir boşluk. Hikayesinde bir yerim yoktu. O ise benim hikayemin büyük bir kısmını oluşturuyordu. - Sözler hayli çıkmazlarda, Söz ver haydi sen.🎶 Dün birini gördüm yolda, Gözler aynı sen.🎶 Bizler aynı kalmadık ki, Hayat değişirken.🎶 Ben birini sevdim ama, Gözler aynı sen 🎶 Hikayenin şarkısı: Gözler Aynı sen-Yaşar
Quizás también te guste
Slide 1 of 10
AZE cover
MEHİR(Gerçek Ailem) cover
Abilerim cover
BALLICA MAHALLESİ cover
KADERİN SANCILI AĞI | AİLE cover
ASYA cover
İtalyan mafya cover
Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) cover
Gözler Aynı Sen-Gerçek Ailem cover
ASENA cover

AZE

28 partes Continúa

"Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.