Symphony Of Death

Symphony Of Death

  • WpView
    LECTURES 25
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Chapitres 1
WpMetadataReadEn cours d'écriture
WpMetadataNoticeDernière publication dim., févr. 18, 2024
O metanetli bir yürek. O kararlı bir el. O bu dünyadan ayrılma vakti gelmiş olanların ruhlarına sahip çıkan yüce Ruh. Görevi omuzlarında ağır bir yük. Ve anlamak; ardında bıraktığı acıyı, üzüntüyü. O yaptıklarının kaçınılmazlığına rağmen, yaşam ve ölüm dengesinin korunması gerekliliği bilinciyle, görevini sarsılmaz bir kararlılık ve şefkatle yerine getiren. İlahi emir uyarınca aldığı her ruh, onun için varoluşun kırılganlığının ve geçici doğasının bir hatırlatıcısı.. Dahası, çağlar boyunca sonsuz yolculuğuna devam ederken peşini bırakmayan acı bir gerçek. Nihai kaderine doğru amansız bir yürüyüş onunkisi. Tereddütsüz. Sorgu-sualsiz. Ve kıyamete kadar sürecekti imtihanı.. Peki O'nun kaderinde sadece 'Can Almak' mı yazılıydı? Ne demişti Rabb - Tüm yaratılmışlar için çeşit çeşit imtihanlar vardı.
Tous Droits Réservés
#726
love
WpChevronRight
Rejoignez la plus grande communauté de conteursObtiens des recommandations personnalisées d'histoires, enregistre tes préférées dans ta bibliothèque, commente et vote pour développer ta communauté.
Illustration

Vous aimerez aussi

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KORDELYA
  • KIZIL GECE

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Plus d’Infos
WpActionLinkDirectives de Contenu