Diyar
  • WpView
    Reads 14
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jun 11, 2024
Elric, birkaç dakika boyunca harabeye dönmüş evlere baktı. Kan, kemik ve demir. Yarası sızlıyordu. Sol elini yarasının üstüne bastırdı ve topallayarak bir tepeye çıktı. Kan öksürüyordu. Her yeri kan olmuştu. Ölümü beklerken sakinlikle ve ivedilikle ufka bakıyordu. Rüzgar yavaşlamş, hava yumuşamıştı. Duyduğu ayak sesiyle irkildi. Arkasını dönecek takati kalmamıştı. Omzunda bir kılıç hissetti. Zorla arkasını döndü ve Xant'a baktı. Elric'ten farkı yoktu, ölüm döşeğindeydi. Mavi gözleri sararmış, mahmur bakıyordu. "Söylesene, öleceğimiz yer burası mı? " Dedi Elric normalde kalın olan fakat şu an ağlamaklı olan sesiyle. "Yolun sonuna geldik, Elric. Değdi mi?" Xant hayal kırıklığıyla Elric'e bakıyordu. Elric seslice güldü ve omzunu silkti. "Değdi..."
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KIZIL GECE
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • FIRTINA ZAMANI

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines