Bazı sevdalar geç kalır... Ama hiç eskimez.
Nevşehir'in sessiz sokaklarında, çocuk yaşta verilen bir söz yıllar boyunca bir kalpte sessizce büyüdü.
Karan Alp Akay, on iki yıl boyunca uzaktan sevdiği Kadem Yıldız'ı bekledi.
Bir kere bile adını anmadan, kalbinden bir kez bile silmeden...
Kadem ise şehirde kendi hayatını kurdu.
Geçmişin masal gibi kalan anılarını çoktan geride bırakmıştı.
Ta ki hayat, onu bir kez daha başladığı yere döndürüp, hiç planlamadığı bir evliliğin eşiğine getirdiğinde...
Bu evlilik belki aşkla başlamadı. Ama bazen kalp, kaderin fısıldadığı yerden konuşmaya başlar.
Üstelik Karan'ın başına bela olan ikiz kardeşleri de devreye girince işler sadece duygusal değil, fazlasıyla karışık ve komik bir hâl alır.
"Sonsuz Sevda",
geçmişin yüküyle bugünün karmaşasını,
sabırla beklenen bir aşkın kahkaha ve gözyaşıyla örülmüş hikâyesini anlatıyor.
Kimi aşk ilk bakışta doğar,
Kimi ise yıllarca içte büyür, zamanı geldiğinde dile gelir...
Ve asla bitmez.
Sonsuz olur.
Uzaktan seviyorum seni
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan
yüzüne dokunamadan
sadece seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
elini tutmadan
yüreğine dokunmadan
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
şu üç günlük sevdalara inat
serserice değil adam gibi seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
öyle uzaktan seviyorum seni
kırmadan
dökmeden
parçalamadan
üzmeden
ağlatmadan uzaktan seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi
dilimde parçalayarak seviyorum
damla damla dökülürken kelimelerim
masum beyaz bir kağıtta seviyorum
C.Sureyya