ISLAK İMZA
  • Membaca 6,611
  • Suara 583
  • Bagian 16
Daftar untuk menambahkan ISLAK İMZA ke perpustakaan Anda dan menerima pembaruan
atau
Panduan Muatan
anda mungkin juga menyukai
GECENİN İZİ oleh hisssizyazar
42 Bagian Sedang dalam proses
Yağmur yağıyor, her yeri sel alıyordu. Sokaktaki insanlar ıslanmamak için oradan oraya koşuyor, trafik arabalar sayesinde tıkanıyordu. Şemsiyesi olan insanlar rahat bir şekilde yolda yürüyordu. Şemsiyesi olmayanlar ise şanssızdı. Yağmurdan ıslanmamak için korunacak yer arıyorlardı. Şemsiyesi olmayan, elinde kalın hukuk kitapları, üzerindeki deri ceketi ile rahatça yürüyordu İzem. Acelesi yoktu. Islanmayı seven biriydi. Küçükken babası onu sokağa attığında yağmurun altında kendi kendine eğlenir, biriken suların üzerine zıplardı. Uzun kahverengi saçları ıslanıp birbirine karışmıştı. Elindeki hukuk kitapları çantasına sığmadığı için elinde sımsıkı tutuyor, ıslanmamaları için boynundaki kahverengi atkıyı kitaplarına siper ediyordu. İzem Karasu. Üniversite son sınıf öğrencisiydi kendisi. Yirmi üç yaşında, geleceğinin hayallerini kuran ve başarılı bir savcı olmayı hedefleyen bir hukuk öğrencisiydi. Son yılının bitmesine ve mezun olmasına sadece aylar kalmıştı. Metro durağına inen yürüyen merdivenleri görene kadar normal hızda yürümeye devam etti. Yürüyen merdivenler gözüne çarpar çarpmaz adımlarını hızlandırdı. İzem dışarıdan çok sert görünürdü. Bakışları her zaman insanlara nefretle bakardı. Oysaki sıcakkanlı biriydi. Sevdiklerine karşı çocuksu olurdu. Merhametli ve sevecendi. Soğuk olduğu insanlara acımazdı. Metro durağına geldiğinde metro gelmişti bile. İnsanlar birbirlerini ittirerek metroya ulaşamaya çalışıyordu. Sanki birbirlerini itmeseler metroya binemeyecek gibi bir halleri vardı. .....
Günahın Koynunda Nazenin oleh svlaelf
37 Bagian Lengkap Dewasa
"Ama inan bana düştüğüm o şevhetin tadı, sizin kutsal kitaplarınızda tarif edilen ateşin içerisinde binlerce kez yanmaya değer. Yanmaya değer... Her ateşte her dinde yer edinmiş cehennemin ateşinde yanmaya değersin sen." (alıntı) * Resmi nikah yapılmıştı ve sanki bir tek bu gerekliymiş gibi bizi yalnız bırakarak evden ayrılmışlardı. Ben koltuğun başında ayakta dururken o karşı koltukta oturur vaziyetteydi. Gözleri üzerimde gezinirken rahatsızca yerimden kıpırdadım ve odaya doğru adımladım. Peşimden gelen ayak seslerini işitiyordum lakin bu daha fazla hızlanmama neden oluyordu. Benim durmayacağımı anladığında kolumdan tutarak beni durdurdu. Kolumu bırakması için anında durdum ve kolumu kurtardım. Dini nikahımız yoktu ve biz ikimiz aynı evde, yalnız başımızaydık. Allah'ım sen yardım et, sen beni bağışla. Elini başıma doğru uzatarak baş örtünme dokundu. Tüm tüylerim sinirle kabardı ve sesimi yükselterek konuştum. "Bana sakın dokunma, yaklaşma bile." Alayla konuşması gözlerimin bir ateş gibi patlamasına neden oldu. "Evlenince başındaki örtüyü çıkarmakta bir sıkıntı yok diye biliyorum." Dini nikahımız olmadığı için böyle davrandığımı biliyordu. Hoş, olsa bile bana dokunmasına müsaade etmezdim ama aynı evin içinde nikahsız bir şekilde durmak canımı yakıyordu. "Allah katında biz evli değiliz." diye kısa bir açıklamada bulundum. "Dini nikah." dedi ve uzun bir süre soluklandı. Nefesinin yüzüme çarpması içimde farklı duyguların uyanmasına neden oluyordu ve ben Allahtan yüzlerce defa bu duygular için af diliyordum. "Eğer gerçek anlamda benim karım olmaya hazırsan hemen şimdi dini nikahımızı kıyarız Elvin."
anda mungkin juga menyukai
Slide 1 of 10
PİRAYE cover
İZ | TAMAMLANDI cover
GECENİN İZİ cover
Günahın Koynunda Nazenin cover
BEKLENMEYEN YOLLAR cover
İMDADIM cover
gay seks hikayeleri  cover
YAZGI SERİSİ 1 (Kitap Oldu) cover
AĞLA SEVDAM  cover
KAFES/ BXB cover

PİRAYE

23 Bagian Lengkap

-beni bırakma şiir yüreklim Kadın'ın gözlerinden bir damla yaş firar etti. Bir damla göz yaşı özgürlüğünü ispat etmişdi. Şehir sanki sessizlik adına yemin etmişti. Çıt dahi çıkmıyordu. Sokak lambalarının yaydığı ışık genç adam'ın yüzüne düşüyordu. Belki hayatı kararacaktı ama yüzü aydınlıklar içerisindeydi. Nasıl bir tezatlık? Karanlık gecede tek renk akan kanın kırmızısıydı. Piraye demez miydi sevdiğine 'Nereye gidiyorsun? ' diye, demez miydi? 'Beni sensizliğe mahkum bırakıp nasıl gidiyorsun? ' diye sormaz mıydı? Sokak ortasında bir Akif kalmış idi birde ardında bıraktığı onsuzluk...