Story cover for LAV by meylscherry
LAV
  • WpView
    Reads 1,507
  • WpVote
    Votes 154
  • WpPart
    Parts 12
  • WpView
    Reads 1,507
  • WpVote
    Votes 154
  • WpPart
    Parts 12
Ongoing, First published Feb 25, 2024
ASKERİ KURGU*

 Hayatın her anında toz pembeliğin içinde bulunan, yalanlar ve yılanlar.

Suçlamalar ve iftiralar.

Bir timsahın gözyaşı kadar sahte bir hayat yaşadığından bir haber olmayan Masal, hayatın gerçekleri ile tokat gibi yüzleştiğinde hayatının bir noktasını yıllardır beynin içinde yaşayan diğer benliğinin devir alacağından bihaberdir.

Katil benliği.

İkinci bir yaşam şansı yakalayan Masal, bu yolda onu büyük yıkıma uğratan Yüzbaşından her ne kadar kaçmaya çalışsa da hayat kaybolduğu okyanusta yön göstermeye pek istekli değildir.

... 

Annesi yüzünden hafızasını kaybetmek zorunda kalan Masal hiç tanımadığı birinin hayatı yaşamak zorunda kalır, kurduğu örgütün üyeleri bile ona ulaşamaz. İçinde hep bir boşluk ve anlamsızlık vardır.

Annesinin ona verdiği hat üzeriden kendine sürekli mesaj atar ancak birşeyler ters gider.

Mesaj attığı kişi kendi olduğu halde yanıt başka bir yerden gelmektedir. 

Atlas Karvis.

Görevden geldiğinde telefonunda gördüğü mesajların peşine düşen Yüzbaşı, geçmişin gölgesiyle kendini kapanmış yalanlara bir kapı açarken bulacaktır. 

§

Tamamıyla şahsıma aittir.
All Rights Reserved
Sign up to add LAV to your library and receive updates
or
#647askerikurgu
Content Guidelines
You may also like
You may also like
Slide 1 of 10
SİYAHİR (ASKER KURGUSU) cover
Maviye yakın cover
KIZIL ÇELİK  cover
SENİ YAZDIM KALBİME cover
Yüzbaşı "Kan"🩸 cover
VATAN İÇİN cover
Kayıp Bordo Bereli cover
Gecenin Komutanı  cover
KAN VE KEMİK cover
Sancak cover

SİYAHİR (ASKER KURGUSU)

26 parts Ongoing

Bir varmış, bir yokmuş. Masal bu ya, dağların göğe değdiği, gecelerin kurşun gibi ağır aktığı bir ülkede, zamanın bile cesaret edemediği bir hikâye saklanırmış. Rüzgâr, her estiğinde bu hikâyenin izlerini taşırmış; kimi zaman bir siperde kurumuş kanın kokusunda, kimi zaman da eski bir mektubun solmuş harflerinde fısıldarmış: "Her ihanet, bir gülüşle başlar..." Bir ülkenin kalbinde, iki kardeş büyürmüş aynı toprağın, aynı ekmeğin, aynı annenin duasında. Biri ateşmiş, biri duman. Biri gökyüzüne bakıp yıldızları sayarken, diğeri yerdeki gölgeleri sayarmış. Habil ile Kabil'in kaderi gibi, onların kaderi de birbirine düğümlüymüş. kanla, yeminle, ihanetle... Ve bir gece, yıldızlar tanıklık etmiş birbirine sırt çeviren iki kardeşe. Kurşunlar susmuş, vicdanlar konuşmuş. Bir hain çıkmış içlerinden. Ama kimdi? İşte hikâye burada başlamış. Masal bu ya... Kurşunlar kadar ağır yeminler edilmiş, Gözyaşıyla yazılmış mektuplar yırtılmış, Ve bir çift göz, yıllar sonra hâlâ aynı ismi fısıldamış: "Kardeşim..." İşte şimdi başlıyordu asıl hikâye. Aşkın gölgesinde saklanan ihanetle, İhanetin kalbinden çıkan bir aşk hikâyesiyle. Ve bir kardeşin, diğerini hem sevip hem yok etmek zorunda kaldığı o geceyle...