DİKİŞ | BXB

DİKİŞ | BXB

  • WpView
    Reads 1,770
  • WpVote
    Votes 162
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Aug 16, 2024
Genç, ukala bir tavırla ellerini önlüğünü cebine iliştirdi "Benim işim bu, herkesin hayatını kurtarıyorum kendini özel falan hissetme yani." Kumral adam kafasını eğerek alayla sağa sola salladı. Olduğu yerde eğilerek boyunu esmerin boyuna eşitledi "Doktor, doktor, doktor" Genç tek kaşını kaldırdı ve mavi gözleriyle kendisine bir şeyler sayıklayan, adama baktı "Kendimi özel hissettiğim falan yok, burada özel olan biri varsa o da sensin." Elinin tersiyle yeşillerini kendisine çevirmiş dikkatle izleyen gencin yanağını okşadı "Sen ve senin şu lanet olasıca insanın aklını başından alan gözlerin..." Yüzünü sanki yakın değilmiş gibi daha da yakınlaştırdı "Ah o gözlerin yok mu o gözlerin, kalbimi yerinden çıkartacak" diye fısıldadı kalın, derin sesiyle. Elini gencin yanağından çekerek esmerin avucunu kendi iri eliyle kavradı ve sol göğsünün altına götürdü. O kadar fütursuzca ve firari bir şekilde atıyordu ki elinin altında ki organ, kısa olan elini çekmeye kalktı. Kumral adam daha da bastırarak çekmesini engelledi "Görüyorsun değil mi doktor? Sensiz çalışmayan kalbim seni ve yeşillerini görünce nasıl da çıldırıyor," esmer genç yutkundu. Adam bu sefer de gencin elini ateş gibi yanan yüzüne getirdi. "Hissediyorsun değil mi güzelim? Sensiz ölüden farkı olmayan tenimin seni görünce nasıl da alev alev yandığını." Genç, irislerini kaçırarak tekrardan derince yutkundu... 🪡 Eşcinsel bir kurgudur
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Sirayet|Texting
  • KORKUT / bxb
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Mafyaymısmıs
  • ALİN | Gerçek Aile

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines