Fuori Corso

Fuori Corso

  • WpView
    LECTURAS 601
  • WpVote
    Votos 95
  • WpPart
    Partes 12
WpMetadataReadContenido adultoContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación vie, oct 18, 2024
"Ne bekliyorsun benden? Koşup boynuna sarılmamı mı? Her şeyi unutup, kaldığımız yerden devam etmemi mi? Sen benim hayatımı zindana çevirdin. Neler yaşadığımı tahmin bile edemezsin. Yaşanan onca şeyden sonra hala daha sana karşı hissettiğim tek duygunun nefret olmaması daha da yakıyor canımı." Kısa bir duraksamanın ardından devam etti konuşmasına: "Lütfen, lütfen git, rahat bırak bizi. Hayatımızdan çıkıp git, karşılaşmayalım bir daha." Sözleri bitince ise gözlerini silip, uzaklaştı 'eskiden' sevdiği adamın yanından. O ise hala sevdiği insanın arkasından sessizce konuştu: "Gidemem sevgilim, bir daha asla senden gidemem. Şimdiden affet beni yaşayacakların için"
Todos los derechos reservados
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • Karven
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido