KAF DAĞININ PRENSESİ

KAF DAĞININ PRENSESİ

  • WpView
    Reads 2,571
  • WpVote
    Votes 308
  • WpPart
    Parts 50
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Apr 20, 2024
Çelik kabzanın demir ve keskin ucunu onun çelimsiz duran boynuna bastırdı. -"Teslim ol,ben kazandım" Bu sözleri söyleyen maskeli şövalye bir taraftan da artık kendisinin koruyacağına emin olduğu prensesine bakıyordu. Güneşin silik ışınları ile aydınlattığı parlak saçlarının harikulade durduğu,uzun kirpiklerinin ardından gölgelenmiş bakışlarının soğuk ve uzak olduğu söylenebilirdi. Tabii ki öyle olacak diye geçirdi içinden. O kaf dağının prensesiydi. Bir de demir kolluk içinde duran kendi ellerine baktı.Onu korumak için tüm bu elemelerden geçerken yaralanan parmaklarını oynattı. Bu son düelloya katıldığında rakibini yeneceğini iyi biliyordu. Onun küçük çocuk olduğu zamanlarda da tek hayali buydu,o bunun için kendini eğitmişti. 18.Yüzyılın sadık,korkusuz ve namı diyar diyar gezen en güvenilir Şövalyesi olacaktı. Krallıkta günlerce duyurusu yapılan ve neredeyse at binip,eli kılıç tutan tüm askerlerinin katılmak istediği bir yarıştı bu. Bu onurlu görev için canını ortaya koymak,onun için hiçte zor değildi. Ve evet... Kralın veziri onun ismini okuyordu. -Prensesimiz II.Elanor Cartwright'ı korumaya hak kazanan Asker kuzeyli Eric Bryant olmuştur. İsmimi duyunca ekselansları ve artık prensesim olan Elanor'u dizlerimin üzerine eğilerek selamladım. Etrafımda oluşan coşkulu bir alkış ve hayran dolu bakışların altında bu görevi tüm kalbimle kabul ederek yeminimi etmiştim.
All Rights Reserved
#523
saray
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Gül-i Saltanat
  • PƏRİ SƏFƏVİ
  • ŞARLMAN | KİTAP OLDU
  • Ölü Kralın Laneti
  • Dolunayın Kırık Aynası -KİTAP OLDU-
  • Hayat Ağacı
  • Ramazan Avı
  • Asenath | Firavun'un Ruhu

Bir haremde yalnız kalmak, bin ordunun ortasında silahsız kalmaktan daha korkunçtu. Onlar aşkı seçselerdi, tarih susardı. Layla bir masal anlatmadı; o, iki imparatorluğu yeniden yazdı. Gül'ün en dikenli hâli, onun en tehlikeli zamanıdır. Bir kadının sessizce yükselmesi, iki imparatorluğun ayak seslerine karıştığında, tarih yeniden yazılır. Zaman geçer, hanlar değişir; lâkin bir kadının kalbine dokunan aşk, asla silinmez. Gözlerde saklananlar, fısıltılarda boğulanlar ve aşk uğruna can verenlerin destanıdır bu. Okuyacağınız her satırda, bir gülün kanla sulanmış hikâyesi vardır... Bu hikâye, sadece Layla'nın değil; aşkına, gururuna, düşmanına ve kaderine başkaldıran tüm kadınların hikâyesidir... Gül-i Saltanat, bir kadının hikâyesidir...

More details
WpActionLinkContent Guidelines