Story cover for AMBER by sokratesinsozcusu
AMBER
  • WpView
    Membaca 45
  • WpVote
    Vote 5
  • WpPart
    Bab 2
  • WpView
    Membaca 45
  • WpVote
    Vote 5
  • WpPart
    Bab 2
Bersambung, Awal publikasi Mar 15, 2024
Dewasa
Dar sokakta adım seslerim yankılanıyordu. Dolunayın parlaklığı bile sadece iki adım ötemi görmemi sağlıyordu aynı zamanda titriyordum ama soğuktan değil, aniden bir ıslık sesi yankılandı. çürümüşlük burnuma doldu, kaskatı kesildim, ciğerlerimdeki hava boşaldı gözlerim doldu arkama bakamadım çünkü ne göreceğimi iyi biliyordum. derin bir nefes aldım yerde parçalanmış bir ceset vardı, yüzü yoktu. saçları yolunmuş parmakları yerinde değildi. soğuk bir çığlık sesi kulaklarıma doldu sokaktaki boş evlerin camlarından karaltılar geçiyor, çığlık sesleri geliyordu etrafımda dönüyordum ama takip edemiyordum kahkaha ile dolu bir ağlayıştı sanki. Gözlerim elime kaydı, tırnaklarımla avucumu parçalamıştım kanımın arasındaki kuru amber çiçeği yaprağına lanet ettim.
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
Daftar untuk menambahkan AMBER ke perpustakaan Anda dan menerima pembaruan
atau
Panduan Muatan
anda mungkin juga menyukai
YARALASAR(Kitap Oldu) oleh Maral_Atmc6
56 bab Bersambung
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  oleh ozanakbabaxz
53 bab Bersambung
​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.
anda mungkin juga menyukai
Slide 1 of 10
𝐀𝐍𝐊𝐀 𝐊𝐔𝐒̧𝐔 𝐃𝐄𝐒𝐓𝐀𝐍𝐈  cover
ÂFİTAP cover
YARALASAR(Kitap Oldu) cover
Hata cover
Mardin'de Bir Sır cover
SOYADINDA ZİNCİR cover
5. seviye cover
CÜDA VİSALİ / GERÇEK AİLEM  cover
Cansız Manken (+18) cover
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  cover

𝐀𝐍𝐊𝐀 𝐊𝐔𝐒̧𝐔 𝐃𝐄𝐒𝐓𝐀𝐍𝐈

23 bab Bersambung

Mardin'in zalim kaderine hapsolmuş ağası Cihan, şarkıcı hayallerini bir kurşunun gölgesinde, ilk aşkının anısını ise kalbinde mühürledi. Hayatı boşluktan ibaretken, Kanada'dan gelen abisinin dul eşi Alya ile mecburiyet evliliğine zorlandı. Alya'yı koruma yeminiyle, ona bir eziyet çekercesine dokunmaya kıyamıyordu. ​Fakat en derin yaralar, en tutkulu aşkı doğurdu. Cihan'ın vicdan azabı, Alya'ya duyduğu yakıcı sevdaya yenildi. Kalbi, "Tek aşkım ve bütün kalbimle seviyorum" diye haykırırken, Anka Kuşu misali, sayısız engel ve zorunlu vedadan sonra hep yeniden bir araya geldiler. Tam mutluluğu yakaladıklarını sandıkları an, korkunç bir sır kapılarını çaldı: Öldü sandıkları abisi yaşıyordu! ​Cihan, hayatının en büyük ve en yıkıcı sınavıyla karşı karşıya: Her şeye rağmen kazandığı yasak aşkı Alya'yı mı seçecek, yoksa onu koruma yeminini ettiği ve geleneklere borçlu olduğu ailesini mi?