"Bazı insanlar sevilmediğini sanır... Oysa yanlış evde büyümüştür." Bu hikâye yarım kalmış bir aşk hikâyesi degil hiç başlamadan, sonlandırılmaya mahkum edilmiş bir sevda hikâyesidir. Ahuşan, küçüklüğünden beri babasının öfkesinin gölgesinde büyüdü. Üniversite sınavını kazandığı gün ise hayatının değişeceğini sandı. Ama o gece aldığı son darbeyle anladı; bazı evler insanın yuvası değil, yarasıydı. Sonuçlar açıklandığı gece ardına bile bakmadan kaçtı. Arkasında onu evlatlıktan reddeden bir baba, susturulmuş bir genç kızlık ve söyleyemediği duygular bıraktı. Fakat bilmediği bir şey vardı... Mahalleden çocukluk arkadaşı Eda'nın abisi Yahya, yıllardır ona sessizce âşıktı. Ama Ahuşan gittikten sonra o aşkı kalbinin en derinine gömdü. Bir başkasıyla evlendi. Sonra bir kız çocuğu kaldı ona... Ve mezar taşına dönüşen bir mutluluk. Yıllar sonra öğretmen olarak memleketi Gümüşhane'ye dönen Ahuşan, geçmişinin hâlâ peşini bırakmadığını görecekti. Çünkü bazı insanlar gitse bile acıları aynı yerde kalıyordu. Ve bir gece... Kapısı Yahya tarafından açılan bir evde, İki kırık kalp yeniden birbirini bulacaktı. Ama aşk bazen en çok yarası olan insanlara uğrardı...
More details