Kum Saati

Kum Saati

  • WpView
    Reads 27
  • WpVote
    Votes 4
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Mar 30, 2024
İliklerime kadar hissettiğim soğukta koşmaya devam ettim doğanın öfkesi kendini gösterirken çıkışımı kapatan ağaçlar daha da sıklaştı, önümü görmeme engel olan ağaç dalları yüzüme kırmızı çizikler bıraktılar yorgun bedenim beni taşımayı reddetmek istedi fakat arkamdan gelen bağırış sesleri benim güvende olmadığımı hatırlatan bir alarm niyetindeydi... gözlerimden yaşlar düşüyorken bile son umudumla koşmaya devam etmem gerekiyordu çünkü başka bir umudum kalmamıştı omzumdaki dövmem büyük bir güçle sanki omzum aleve verilmiş gibi acımasızca yanıyordu. Ve ormandakiler de sanki beni bundan dolayı buluyorlardı, kedi fare oyununda artık kedi mi yoksa basit bir fare mi olduğumu bile bilmiyordum, yaşam ile ölüm arasındaki ufak bir uçurumda kalmış gibiydim... Bu kadar kolay ölebilir miydim? Bu kadar değersiz hissetmeli miydim? Gerçekten aradığım cevaplar kimdeydi? Ya da gerçekten doğru taraf hangimizinkiydi? "Bazen Hayat yalandan ibaret olur, bazense sadece anlamsız ve çok acımasız olur. Bazen korkan ve mağdur taraf sensindir ve sonra kum saati tersine dönüp kumlar hızla akınca ise... yanlış pencereden baktığını fark edersin"
All Rights Reserved
#35
kum
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KIZIL GECE
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • KORDELYA
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines