Tek Yöne Bilet

Tek Yöne Bilet

  • WpView
    Reads 0
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Mar 26, 2024
Her şey bir yağmur damlasıyla başlamıştı. Tıpkı şuan olduğu gibi... Onu tanıdığım ilk gün olduğu gibi... Sekiz yaşında bir çocuğun alelade aşkını düşünürken camdan seyrettiği küçük damlalar gibi yavaşça düşüyordu ilk başta. Ama 14 yıl sonra o yağmur damlaları o kızın kalp atışı gibi hızlanmıştı. Yavaş yavaş hızlanmıştı. Sanki şimdi geçmişi düşünmenin zamanı değil gibiydi. Ama ben kendimi durduramıyordum. Durup tekrar arkama baktığımda gelmesini bekliyordum. Sekiz yaşında bir çocuğun her sabah onu tanımayan başka bir çocuğun günaydınını beklediği gibi... Aslında onu değil , kendimi bekliyordum bu sefer... O gelirse kendimi bulacaktım. Gelmezse de o olmaya devam edecektim. Derin bir nefes aldığımda elimdeki valizimi birinin çekiştirdiğini duyuyordum. Karşımdaki güvenlik kadın bana sıradan bir yüz ifadesiyle bakıp "Hanımefendi , uçak beş dakika içinde kalkacak. Artık girmeniz gerekiyor. Lütfen biraz daha hızlı..." dedi. Evet , biraz daha hızlı olmam gerekiyordu ama ben olamıyordum. O sırada aklımda tek bir an vardı. Şimdi buradan gitmemi sağlayan her şeyin başlangıcı olan o gün...
All Rights Reserved
#8
wattyturkey
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Sirayet|Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • KORKUT / bxb
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Mafyaymısmıs

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines