"Bak buraya!" derken eli kocaman stadda, ceza sahası çizgisinin orayı gösteriyordu fakat ben oraya değil, onun öfkene parlayan, etrafı kırmızı olmuş yeşil gözlerine bakıyordum. "Bak, Leyla!"
"Burak," diye mırıldandım, çiseleyen yağmur ikimizin de saçlarını ıslatırken o da ben de bunu umursamıyorduk. Aslında üşüyordum, soğuk hava bedenime hızla çarparken titrememek için kendimi sıkmıştım.
"Bak buraya," dedi, sesi öfkeden çatallaşmış, boynundaki bir damar belli olmuştu. "Burası kritik nokta! Burada top kaçıramazsın, burada rakip oyuncuya pas kaptıramazsın! Burası," derken omuzları düştü, yeşil gözlerini artık göremiyordum çünkü nefeslenerek kirpiklerini örtmüştü.
"Burası, kritik nokta."
Hak Cipta Terpelihara