Bana Sevmeyi Öğret

Bana Sevmeyi Öğret

  • WpView
    Reads 1,582
  • WpVote
    Votes 108
  • WpPart
    Parts 14
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jul 12, 2025
"Seni o kadar uzun zamandır seviyorum ki... Benimsiyorum ki... Bu, ne aşk, ne sevgi, ne de bağlılık. Bunun bir tarifi yok. Nefes almak gibi, su içmek gibi bir şey bu. Evet, biliyorum... Seni üzdüm. Ama korktum Fındık. Ya beni sevmiyorsan, ya bir başkası varsa diye düşündüm. O yüzden bu oyunu oynamak zorunda kaldım. Biliyorum, bu yaptığım adilikti. O gün... O gelincik tarlasında seni ağlattım, farkındayım. Ama her şey bir anda gelişti. Sonra pişman oldum söylediklerime..." Derin bir nefes daha aldı. Dönmemi bekliyordu, biliyordum. Ama ben... sadece ağlamakla ilgileniyordum. Hıçkırık kaçmasın diye dudaklarımı ısırıyordum. "Sevdaluk işte bunun adı. Çok zor be kızım... Ama senin de beni sevdiğini öğrendim ya, artık kimse tutamaz beni. Evet, başta bocaladım. Neden bilmiyorum... Başka biri var sandım. Ama yoktu be kızım... Hiç olmadı. Olmaz da. Şu kalbimin üzerindeki yaradan sonra, bir daha hiç kimse olmadı..." Son sözlerinden sonra arkamdan sarıldı. Başımın üzerine bir öpücük kondurdu. Son direncim de o öpücükle kırıldı. Ağzımdan kaçan bir hıçkırıkla arkamı dönüp boynuna sarıldım. Başımı omzuna gömdüm. Yapbozun eksik parçası gibi... Beni hemen kabul etti. Kollarını belime doladı, daha sıkı sardı beni koynuna. O beni aldı, kabul etti... Ben onu... Artık gerisi önemli mi? Asla... Boynuna bir öpücük kondurdum. "Seni çok seviyorum, Rize'nin hırçın uşağu..." "Seni çok seviyorum, Rize'nin Fındığı..."
All Rights Reserved
#187
yaşfarki
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Sirayet|Texting
  • Mafyaymısmıs
  • KORKUT / bxb
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines