Küçük yaşta annesini bir orman yangınında kaybetmiş olup, o günden beri babasının sevgisini hissetmeden büyüyen ve kendisini babası tarafından takdir edilmeye adamış olan Gizay Burak Yazar, aldığı telefon araması sayesinde hayatının dönüm noktasını yaşamaya başlar. Arayan kişi babasıdır ve onu sebebini belirtecek vakti bile bulamamışken İtalya'ya çağırıyordur. Ancak bunca şey arasında genç adamın aramada dikkatini çeken tek şey babasının ona ihtiyaç duyduğunu söylemesidir. Hayatı boyunca kendini her alanda geliştirmeye ve yetersizlik hissinden kurtulmak için çabalamaya adamış olan Gizay Burak, bu fırsatı kaçırmak istememekle beraber, babasının yıllar sonra basit bir telefon konuşmasında bunu söylemesine olanak sağlayan şeyin merakı ile biletine kadar önceden planlanmış olan İtalya yolculuğuna başlar. Genç adam aynı gün içerisinde yaptığı seçimler sayesinde midir bilinmez, farkında olmadan kendini soyut bir yangının içinde, bir damla suya muhtaç bırakılmış halde bulur. Ancak o geceden sonra sorulması gereken tek soru şu olmalıdır;
"Her şey bir gecede mi değişmişti, yoksa yıllar acısını o gece mi paylaşmıştı?"