Karadeniz'e Düşen Nota

Karadeniz'e Düşen Nota

  • WpView
    Reads 19,968
  • WpVote
    Votes 5
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Jun 8, 2026
Kollarımı göğsümde birleştirdim ve gözlerimi denizden ayırmadan konuştum. "Ne zamana kadar bu böyle devam edecek?" Birkaç saniye sessizlik oldu. Ardından Arslan'ın sakin sesi duyuldu. "Bilmiyorum." Dudaklarımda acı bir tebessüm oluştu. "Evine gittiğinde seni bekleyen bir eşin var. Kollarına "Baba!" diyerek koşan bir de kızın." Arkamı dönmedim. Dönsem, gözlerine baksam, söyleyeceklerimi söyleyemeyeceğimi biliyordum. "Biliyor musun, bazen seni tanıdığıma pişman olduğumu düşünüyorum." Sözler ağzımdan çıkarken boğazım düğümlendi. "Keşke seni hiç tanımasaydım. Keşke bu şehre hiç gelmeseydim." Odadaki sessizlik daha da derinleşti. Yavaşça arkamı döndüm ve gözlerimi ona çevirdim. Salonun ortasındaki tekli koltuğa oturuyordu. Başını hafifçe eğmişti ama bakışları yine bendeydi. "Bir şey söylesene." dedim. "Savun kendini. Bunun normal olduğunu söyle. Benim suçlu olduğumu söyle." Arslan derin bir nefes aldı. "Ne söylememi istiyorsun?" İçimde biriken bütün kırgınlık bir anda yüzeye çıktı. "Evli bir adamsın!" Sesim düşündüğümden daha yüksek çıkmıştı. "Bunu bildiğim hâlde sana yaklaştığım için kendimden nefret ediyorum! Seninle geçirdiğim zamanlar için pişmanım!" Onunla tanıştığıma pişman değildim. Pişman olmayı ne kadar istesem de olamıyordum. Bu yüzden söylediklerim ağzımdan çıkarken bile içimdeki ses bana yalancı diyordu. Arslan yavaşça ayağa kalktı. Aramızdaki mesafe hâlâ vardı ama gözleri sanki çoktan yanıma gelmişti. "Gerçekten pişman mısın?" diye sordu. Cevap veremedim. Arslan bana birkaç saniye baktıktan sonra başını hafifçe yana eğdi. "Hayır, Elvira. O kadar pişman olsaydın..." dedi alçak bir sesle, "şu an bana böyle bakmazdın."
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Müvekkilim bey| texting
  • Her Şey Para İçin!
  • KONUK SEVMEZ DENİZ
  • ●SiRAYET🌹●    (Bade Mahallesi)
  • Berber | Texting
  • EŞİM DOSTUM
  • MANŞET AŞKIM: PARIS
  • AZE
  • ÜZÜM BUĞUSU
  • Üç Saniyede Unutmak | yarı texting

Bir avukatın tek görevi vardır: Müvekkilini savunmak. Ahu Ayza Yalçın için de kural buydu. Ta ki karşısına Alaz Han Ulutürk çıkana kadar... Sıkıntıpromax: A - Alaz Sıkıntıpromax: H - Han Sıkıntıpromax: U - Ulutürk Siz: Ne yapıyorsun be? Sıkıntıpromax: İsminin baş harfleriyle akrostiş yazdım bak. A-H-U. Görüldü Sıkıntıpromax: Gördüğün gibi Ahu hanım. Kaderin bile senin benim yanımda kalman gerektiğini söylüyor. Siz: Siz gerçekten iflah olmaz bir narsistsiniz Alaz Bey!

More details
WpActionLinkContent Guidelines