AKRADEH
  • WpView
    Reads 2,245
  • WpVote
    Votes 127
  • WpPart
    Parts 34
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jul 23, 2016
Dört iyi arkadaş olan Maren, Akila, Sartenko ve Koryal birden kendilerini ülkelerindeki iç savaşın içinde bulurlar. Akradeh adındaki alışıla gelmemiş ve sırlarla dolu olan bu ülke, bu arkadaşlardan çok şey saklamaktadır. Saklanan şeyleri öğrenmek için mücadeleye koyulan bu gençleri, tüm ülke iç savaştan sorumlu tutar. Koskoca ülkeye karşı tek başınadırlar. Ama arkadaşların, kendi içlerinden birinin özel güçleri olduğundan henüz haberleri yoktur. Arkadaşlar ilk hikayem. Eğer yanlışlarım olursa şimdiden özür dilerim.Umarım beğenirsiniz. Yorum ve eleştirilerinizi beklerim. Bu sadece birinci bölümü gidişata göre diğer bölümleri elimden geldiğince hafta da bir yayınlayacağım. İyi okumalar...
All Rights Reserved
#584
bağlılık
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KORDELYA
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KIZIL GECE
  • Kanlı Lordun Gelini
  • FIRTINA ZAMANI
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines