Yerde boylu boyunca uzanan bir genç kadın vardı. Zemine yayılan kahverengi saçlarının bir kısmı kanla kaplıydı. Soğuk mavi gözlerinden yere dökülen göz yaşları, kendisini uyuşturmuştu. Kafasını biraz oynatarak karnının olduğu tarafa baktı. Göz yaşları daha da hızlandı, nefes alışverişleri hızlandı.
Karnında boylu boyunca uzanan şeytan, onun kanından besleniyordu. Avucuna aldığı her parçayı beklemeden ağzına götürüyor, çiğniyor, tekrardan kadına yönelip elini uzatıyordu. Bu döngü kendisi yok olana kadar orada olacaktı.
"Bebeğim." Diye mırıldandı karanlığa doğru. Vücudunu ele geçiren hastalıklı, kendisine cevap vermedi. Başını geriye yatırarak acımasız sonunu bekledi. Acı çekmiyordu, önce canı çok acımıştı ama artık hissizdi. Her yeri uyuşmuştu, onu ağlatan şey geride bıraktığı şeylerdi. Pişmanlıkları, özlemleri, keşkeleriydi.
Uzaktan kendisine seslenen kişiyi, net bir şekilde duyuyordu. Hiçbir şey yapamıyordu ama çok net bir şekilde duyuyordu. Hayat kendisine karşı hep acımasızdı, hep adaletsizdi. Hayatına giren bu adamla değişeceğini sanmıştı ama yanılmıştı. Boş bir umuda bel bağlamıştı. Onu bu şekilde görmesini istemiyordu. Bu şekilde olmamalıydı. Ona daha fazla acı çektiremezdi.
Kanıyla bulanmış elini bulunduğu odanın girişine doğru uzattı. Parkeye damlayan kan kulaklarında yankı uyandırdı. Kapıda duran adama baktı ve içinden binlerce kez, ona teşekkür etti. Güzel zamanları olduysa, hepsi onun sayesindeydi. Umutları ve gülüşleri hep onunla kalacaktı. Yaşamasını istedi, her şeyden çok yaşamasını istedi. Tekrar gülsün, hayal kursun istedi. Canını acıtsa bile tekrar aşık olsun, birisini öpsün istedi.
Son nefeslerini vermeden önce gülümsedi. En azından böyle hatırlasın dedi.
!!!Wattpadde SOYADINDA ZİNCİR adında yazılan ilk kitaptır.!!!!
Birbirine mecbur bırakılan iki yabancı. Biri inatçı, diğeri tahammül sınırlarını zorlayacak kadar dik başlı. Ve ikisini de aynı ateşe sürükleyen tek bir kelime, İntikam.
Yıllar sonra ülkesine dönen genç kadın, ailesinin düşmanlarına karşı güç kazanmak uğruna hiç istemediği bir evliliğe mahkûm edilir. Onu bekleyen adam ise, kaybettiği kardeşinin intikamını almak için bu birlikteliği bir fırsata çevirmeye kararlıdır.
Ancak hiçbir plan, iki ateşli ruhun karşı karşıya geldiğinde savrulan kıvılcımları hesap edemez. Bu evlilik; savaşacakları, direnecekleri, birbirlerine meydan okuyacakları bir arenaya dönüşür. Ve intikam için başlayan bu yolculuk, beklenmedik bir yerden -kalplerinden- çatlamaya başlar.
Peki nefretle atılan imzalar, gün gelir vuslata dönüşürse...
O an, kim kazanır; kim yenilir?
Ateşin içine atılan iki yürek, sonunda birbirine mi yanacak, yoksa birbirini mi yakacak?
Bu hikayede geçen kurumlar, yerler, olay örgüleri şahsıma, yani yazarın hayal gücüne aittir, benzeri yoktur bilginize.