BEYAZ KRİZANTEM (+18)

BEYAZ KRİZANTEM (+18)

  • WpView
    Reads 111
  • WpVote
    Votes 20
  • WpPart
    Parts 11
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jan 4, 2025
Hikaye psikolojik bir kurgu olduğu için travmalarınızı tetikleyebilir, olay akışı sebebiyle kendinizi duygusal olarak kötü hissedebilirsiniz. Tatlı, hafif bir kurgu değildir; ağır ve psikolojik olarak yıpratıcı bir teması bulunmaktadır. Başlarken uyarıyı dikkate alınız, etkilenecekseniz lütfen başlamayın. Çok teşekkürler! Başarılı bir mimar olan Leyla Alara Aktaş aynı zamanda karanlık bir aile sırrına sahiptir. Bu zamana kadar halasının desteğiyle ve öfkesiyle olduğu konuma gelmiş gibi gözüken Leyla'nın dış dünyadan haberi pek yoktur. Kendini başarılara ve statüsüne adayan Leyla'nın kendini gizleme şekli budur. Sakladığı, kendisinin bile dönüp bakmadığı yaraları vardır. Tibet Ateş Ulukan ise yaşadığı aile trajedisi yüzünden kendini saklayan, asıl benliğini karanlıklarda koruyan, dışarıda gamsızlık ve aptallık maskesi takarak gezen bir adamdır. Leyla'ya duyduğu saplantılı aşk onu Leyla için her şeyi yapacak hale getirmiştir; umursamadığı yarım kalmış hesapları kapatmaya, karanlıklara sakladığı benliğinin katili olmaya itmiştir. Tibet, Leyla'yla olduğu, huzur dolu bir dünya istese de yaşadıkları ülke ve var olan sorunlar bunu imkansız hale getirir. KTÖ ve Devletlerin savaşı ikisinin de aşkını ve sadakatini sonuna kadar sınar.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Vatan Uğruna
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Halısaha |texting
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Karven
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Sessiz Yemin

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines