EVİN kahverengi göze sahip, Siyah saçlı, gür kirpikli, uzun boylu, ince ve zayıf, kara kaşlara sahip, aşırı derecede merhametli, çok naif, aşırı derecede duygusal biri, biri ona iyi de olsa kötü de olsa birşey söyledi mi Evin hemen ağlayan biri, duygularını son derecede ve aşırı çabuk belli eden biri, içine son derece kapanıktır, kolay kolay kimseye birşeyler söylemez.
SERHAD siyah gözlü,siyah kaşlı, siyah saçlı, kirli sakallı , uzun boylu, boyuna göre kilolu bir genç.
Serhad dıştan çok sert birine benziyor. Asla kolay kolay gülmeyen biri, gülse bile çok nadir gülen biri. Serhad çok merhametli biri ama dıştan hiç öyle görünmüyor. Belki de Ağa olması onu bu şekilde gösteriyordur.
Serhad Ağa: " senin o şerefsiz kardeşin nerede?"
Murat :" Serhad Ağa önce bi ne dediğinin farkına var. Ayrıca kardeşim derken kimden bahsediyorsun?"
Serhat Ağa: " Lan siz benimle oyun mu oynuyorsunuz! Gerçekten aklım almıyor, çıldıracağım resmen."
X: " Serhat Ağa, Mehmet doğru der. Olayı doğru düzgün anlatalım. Belli ki ne olduğunu bilmiyorlar."
Murat: " Serhat Ağa senle oyun falan oynamıyoruz. Adam akıllı anlat ne olduğunu ona göre konuşup karar verelim."
"Ahh... ağam..." diye mırıldandı lorin. "Teniniz... ateş gibi."
Boran yavaşça aşağıya doğru indi. Lorinin bacaklarını iki yana ayırdı, dizlerini yatağa bastırdı. Lorinin nefesi hızlandı, göğsü inip kalkıyordu. Parmaklarını yastığı sıkarken, boranın dudakları onun en mahrem yerine ulaştı.
Bir anda bütün vücudu kasıldı.
"Ahh... evet... orası... ağam! Lütfen... devam et..." diye inledi, sesi neredeyse yalvarır gibiydi.
Boranın dili her kıvrımında gezinirken, lorin kıvranıyor, yatağın çarşaflarını avuçluyordu. Bazen başını sağa sola atıyor, bazen vücudunu ona doğru bastırıyordu.
"N'olur... ağam... bırakma... beni çıldırtıyorsun..."
Boran onun zevkle titreyen hâline bakarken, dudaklarının arasında mırıldandı:
"Senin bu hâlini izlemek... cehenneme bile değer, lorin."
Lori'nin sesi artık kontrolsüzleşmişti. Titreyen bir sesle haykırdı:
"İçime gir... ağam... lütfen! Dayanamıyorum artık!"
Boran, kendini dizlerinin üzerine kaldırdı. Bedeninin ağırlığını lorine verdiğinde ikisinin nefesi birbirine karıştı. Bir bakış, bir temas... ve sonra tek bir hamlede birleştiler.
Lorin çığlık attı.
"Ahh! Daha... daha derin, ağam!"