Bir laboratuvar kazası...tek bir patlama... ve devletin dosyalarına çoktan gömülmüş bir ölüm. Genç bir kimyager devlet adına yürütülen gizli bir güvenlik projesi sırasında ölümcül bir kimyasal salınıma maruz kalır. Resmi kayıtlar kısa sürede kapanır operasyon başarısız kadın ise ölü kabul edilmiştir. Dosyası silinir adı yok edilir, varlığı inkâr edilir. Ama ölüm gerçekleşmez. Beden değişir. Temas ettiği her şey çözülür, bozulur ve yok olur. O artık sistemin tanımlayamadığı bir anomaliye dönüşmüştür. Devlet için tek çözüm vardır onu ortadan kaldırmak. Yıllar boyunca o resmi olarak "yoktur." Ta ki şehirde açıklanamayan bir ölüm zinciri başlayana kadar. Soruşturmanın başına getirilen: Başkomiser Alparslan Saydam İlk başta sıradan bir seri katil vakası gibi görünen dosya her yeni delille birlikte imkansız bir şeye dönüşür. Kurbanların üzerinde bırakılan izler tek bir noktayı işaret eder yıllar önce öldüğü sanılan bir kadını. Ve o kadın... Alparslan Saydam'ın şehit olduğuna inandığı cesedine sarılıp ağladığı karısıdır. Onun öldüğünü devlet söylemiştir. O ise yasını tutmuştur. Dosyayı kapatmış hayatına devam etmiştir. Ama şimdi imkânsız bir ihtimal geri dönmüştür.
Detail lengkap