Yıl:3792

Yıl:3792

  • WpView
    Bacaan 125
  • WpVote
    Undian 2
  • WpPart
    Bahagian 1
WpMetadataReadSedang Ditulis
WpMetadataNoticeTerakhir diterbitkan Rab, Mei 8, 2024
2651 yılında Dünya'ya düşen meteor sonucu insanların çoğu yok olmuştur. Ancak bilim insanları bu durumu önceden fark etmiş ve para karşılığında insanlar uzaya yollanmıştır. Böylece buradan kaçan insanlar Cordeon denilen gezegene sığınmışlardır. Burada yaşayan halk tarafından kabul edilmeseler de bu durum çözülmüş ve insanlar burada yaşamaya başlamışlardır. İnsanlar Cordeon halkını kendileri gibi sansalar da aslında öyle değildir. Cordeon halkı büyü yapabilmektedir. Zaman içinde Cordeon halkı ve insanlar birbirleriyle yakınlaşmaya başlar ve bazıları evlenirler. Bu durum sonucunda melezler oluşur. Ama bazı Cordeon halkı melezleşmek istemez ve buna karşı çıkarlar. Bu sebeple türler ikiye ayrılır saflar ve melezler. Melezler her ne kadar büyü yapabilseler de saflar kadar güçlü değillerdir. Cordeon gezegeni bolluk açısından zengin bir gezegendir. Toprakları oldukça bereketlidir. Yiyecekleri onlara yüzyıllarca yetecek kadar fazladır. Bu bolluğu ve zenginliği sağlayan Bereket Taşı denilen bir taştır. İnsanlar ve Cordeonlular huzur ve refah içinde uzun yıllar boyunca yaşarlar fakat bir gün Bereket taşı bilinmeyen biri tarafından çalınır ve Cordeon kurak bir yere dönüşür. Devlet bu durumu önlemek adına Bereket Taşını aramak için beş kişi görevlendirir.
Hak Cipta Terpelihara
Jom sertai komuniti bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang diperibadikan, simpan cerita kegemaran anda ke dalam Pustaka anda, serta beri komen dan undi untuk mengembangkan komuniti anda.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • FIRTINA ZAMANI
  • KORDELYA
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KIZIL GECE
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Kanlı Lordun Gelini
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Maklumat lanjut
WpActionLinkGaris Panduan Isi