Hayaletimsi

Hayaletimsi

  • WpView
    Reads 24
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Apr 14, 2015
Başımı kaldırarak kilisenin üstündeki gargoyle heykellerine baktım. Korkutucu görünmüyorlardı. Sadece biraz paslanmış. Pek de umrumda değildi gerçi. Onların yıllar boyu paslanmış ve kırmızı renge dönmüş demir yapımları beni ilgilendirmiyordu. Heykel burnunu kaşıdı. Gözlerimi büyüttüm. O şeyi nasıl yapmıştı öyle? Vay canına hareket etmişti ve bunu benden başka gören yok muydu? Gargoyle ona büyük gözlerimle baktığımı fark ettiğinde bana anlamamış bakışlar attı. burnunu kaşıdığını gördüğümden rahatsız olmuştu herhalde. Çatıdan inmek istiyordu belki de? Ona hala bakıyordum. Baktığımın farkına bile şimdi varmıştım. Gargoyle veya sanırım anlamı şeytan heykeli? Hayır sanırım onlara taş heykeller diyeceğim. Ama bazıları demirden yapılmış? Mesela burnunu kaşıyanın yanındaki. Herneyse taş heykeller daha güzel duruyor. Taş heykel kanatlarını açtı. Üzerime doğru geliyordu. Ah! ve geldi de! Hemde tam yanıma kondu. "Merhaba ben Cheople!"
All Rights Reserved
#212
sıkıcı
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KIZIL GECE
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KORDELYA

Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır. Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır. Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir. Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım. Düştüğün an esirsin. Ben de esirim artık, Hem Karadenize hem bir çift ela göze...

More details
WpActionLinkContent Guidelines